1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Yoksulluk ve Vefasızlıkla savaşan yaşlı bir adam
Yoksulluk ve Vefasızlıkla savaşan yaşlı bir adam

Yoksulluk ve Vefasızlıkla savaşan yaşlı bir adam

Çal Mahallesinde bir Ahmet Öner yaşıyor; yoksullukla, hastalıkla ve vefasızlıkla savaşan...

A+A-

Bir okurumuz tarafından kaleme alınmış Siirt’ten bir yaşam tablosu…

 

Siirt'in Güres(ş) Caddesinde sürekli dikkatimi çeken bir görüntü var; 70-75 yaşlarındaki yaşlı adamların Siirt’e özgü el arabalarıyla ekmeklerinin peşinden koşmaları. Ben bunların hikâyelerini hep merak etmişimdir. Bu merakımı gidermek için Siirt'in en işlek caddesi olan Güres(ş) Caddesinde el arabası ile geçen Ahmet Öner adlı vatandaşla konuşarak bu merakımı gidermek istedim.

 

Ahmet Öner 76 yaşında. 62 yaşındaki Sıtti Öner ile evli. Siirt'in Çal Mahallesinde oturmakta/ikamet etmekte. 5 kız, 3'ü erkek olmak üzere toplam 8 çocuk babası. Çocukların hepsi evli. Bir kısmı Siirt'te bir kısmı da Türkiye'nin değişik illerinde çalışmaktalar. Bazılarını 20 yıldır görmediğini söylüyor Ahmet dede.

 

Ahmet dede "zorunlu göç mağduru" olduğunu söylüyor. 20 yıl önce köylerini terk etmek zorunda kalmışlar.

Köyden ayrıldığından beri şuan yaşadığı sefalettin başlangıcı olduğunu söylüyor.

20 yıldır el arabası ile hayatını kazanmaya çalışıyor, ama artık yaşlandığı için kendisine iş verilmediğinden yakınıyor.

Biraz kendini anlat Ahmet Dede diyorum. O’da başlıyor,“Bazen siftah yapmadan eve gittiğim oluyor. Hanım 4 defa ameliyat olmuş, yatalak şuan. Ben de gözlerimden 3 defa ameliyat oldum. Sol gözüm artık işlevini yitirmiş” diyor.

 

2009 yıllında Siirt'te, daha önce pek görülmeyen, sel felaketi yüzünden köylerdeki tarım arazilerinin zarar gördüğünü, bu tarım arazilerin tekrar tarım alanına dönüştürülmesi için para gerektiğini, ama maddi zorluklar yüzünden tarım arazilerini tarıma tekrar açamadıklarını söylüyor, Ahmet dede.

 

Ahmet dedeye kendisine bakacak bir evladı yok mu? diye soruyoruz. Ahmet dede de, “benim burada üç kızım ve bir oğlum var. Benin oğlum kirada kalıyor ve hamallıkla geçimini sağlıyor. Yani onun da durumu benimkinden farksız.

 

Ahmet dedenin hayat arkadaşı Sıtti Öner 62 yaşında ve 4 defa ameliyat olduğu için yatalak hasta.

 

Sitti teyzeyi biraz anlatırmısın diyorum! Ahmet dede başlıyor, “Bazen kendisini iyi hissedip bana yemek yapıyor, ama genelde hasta olduğu için yemeği de ben yapıyorum. Yatakları da ben serip-kaldırıyorum. O yatakları serip kaldıramaz!"

 

Ahmet amcaya herhangi bir kurum ve ya kişiden yardım alıp almadığını soruyoruz. Ahmet dayı bizi tekrar şaşırtan bir açıklama yapıyor, "valilik yılda bir defa ramazanda 100 lira para ve bir koli erzak/gıda ürünü veriyor!"

 

Peki bu sizin ihtiyaçlarınızı karşılıyor mu diye soruyoruz, "hayır! karşılamoyor, ama valilik yılda sadece bir defa yardım ediyor(muş!)" diye bizi şaşırtıyor…

 

Belediyeden bir yardım isteyip istemediğini ya da belediyenin bir yardımını görüp görmediğini sorduğumuz Ahmet dede, "ben belediyeden yardım istemedim. Başkanın adını duydum, ama tanımıyorum, yardım istemedim daha."

 

Ahmet dayının yeşil kart'ı var, ama yetmiyor.

Ahmet dedeye günde kaç para kazandığını soruyorum. Ahmet dede, yaşlandığı için kimsenin kendisine iş vermediğini, en fazla 10 lira kazanabildiğini ve bunun da hiç bir ihtiyacını karşılayamadığını, söylüyor.

Ahmet dede bana dönüyor ve diyor ki, "sen on çocuk büyütüyorsun, ama on çocuktan biri sana bakmıyor!" diyerek daha önce kendi durumuna benzer bir durumda olduğunu söylediği oğluna bir sitem yolladığını düşünüyoruz. Hemen sonra da ekliyor, “Ben Konya'daki çocuğumu 20 yıldır görmüyor. şimdi ne durumda olduğunu bilmiyorum. Yaşıyor mu yaşamıyor mu?" diye ekleyince Ahmet dedenin sadece ekmek peşinde koşmadığını anlıyoruz.

Ahmet dedeye kendisine yardım edecek bir kurum ya da hayırsever birinin olması durumunda nasıl iletişime geçeceğini soruyorum.

Ahmet Öner benim adım, Çal mahallesinde otuyorum, diyor.

Kendisinin ya da yakın bir komşusunun telefonun numarasını istiyorum.

Ahmet dede, “benim telefonum yok” diyor.

Peki ya komşularının ya da bir çocuğunun var mı?

Bilmiyorum” diyor.

 

Kısacası; Çal Mahallesinde bir Ahmet Öner yaşıyor; yoksullukla, hastalıkla ve vefasızlıkla savaşan...

Bu haber toplam 3267 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!