1. YAZARLAR

  2. Eyüp Güzel

  3. Yasin Aktay’ın teşkilat okumasında kendini sıyırması
Eyüp Güzel

Eyüp Güzel

Yazarın Tüm Yazıları >

Yasin Aktay’ın teşkilat okumasında kendini sıyırması

A+A-

2015’te yapılan seçimlerde AK Parti tarafından memleketi Siirt’ten aday gösterildiğinde açıkçası bir karşılık bulmuştu Siirt siyasetinde. Televizyon ekranlarında Akademisyenliği ile tanınıyor olması Siirt’e bir katma değer katacağı düşünülmüştü. Bir de partinin A takımı arasındaydı. Yetmedi o dönemde “Bakan olacak” diye bir doping pompalandı. Of anam of. Siirt’in başına talih kuşu konmuştu!

Seçimlerde verdiği halı fabrikası, güneş enerjisi ve baraj gibi vaatler havada kaldı. Her fırsatını bulduğunda “Ben görev istemedim, bana verildi” sözünü kullanmaktan geri durmadı. Siirt Gönüllüler Platformu ismiyle başında Ayaz Akkoyun’un olduğu “arka bahçe” tadında bir sivil yönlendirmenin destekçisi oldu. Siyasetin bir sorun çözme alanı olduğunu söyleyen Yasin Aktay’ın bu konudaki pratiği ile teorik bilgileri arasında iyi bir mesafe olduğunu hep gözlemledik. Görev istemedi verildi. Milletvekilliği verildiğinde başına talih kuşu konmuş gibi sevinmedi. Ama Aday Adayı olduğunda özellikle sosyal medyada müthiş bir ismini parlatmaya yönelik gayret içerisine girdi. Siirt Belediyesi’nde 3 başkan yardımcısının tuhaf bir şekilde görevden alınarak her 3 güzide insanın üzerinde kötü bir imaj bırakılması karşısında herhangi bir irade gösterdiğine kamuoyunda şahit olmadık. Devlet Hastanesinde yapılan fuhuş operasyonunda, özellikle operasyon şeklinin Siirt insanı üzerinde bıraktığı olumsuz ve incitici etkisi karşısında da kamuoyunda bir irade gösterdiğine şahit olmadık. Oysa ona göre siyaset, sorunu/sorunları çözme alanıydı. Aynı Aktay’ın partisinin İl Başkanını Ankara’da son dakikada tekrardan İl Başkanı kalmasıyla ilgili çabasına da şahit olduk. Görev istemiyormuş ama Aday Adayı olduğunda kendisiyle birlikte kimlerin Aday listesinde gösterilmesi için yapmış olduğu yoğun kulis çalışmalarına ilişkin kulağa gelenler de bir garipti. 

Geçtiğimiz günlerde Siirtliler. NET haberlerinde de yer vermiştik. Yeni Şafak’taki Yasin Aktay’ın seçimlerle ilgili okumalarına yer verdiği makalesinde AK Parti teşkilatlarını eleştirmişti. Ona göre teşkilatlar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın karizmasını hoyratça sömürüyorlar. Katılıyorum ve hatta az bile demiş. Yasin Aktay’ın bu konudaki tespitlerine katılıyorum. Fakat teşkilat eleştirileriyle dikkatleri o yöne yoğunlaştırması kendisini kurtarma, kendisi üzerinde oluşacak eleştirileri dağıtma çabasından başka bir şey değil. Bütün suç teşkilatların kendisinin hiç suçu yok yani öyle mi?

Ayrıca neden vekilliği gittikten sonra böyle bir yazıyı kaleme aldı ki? Milletvekili iken neden yazmadı? Mesela Osman Ören’e bakıyorum. Milletvekili seçildi ve seçimlerden 2 gün sonra milletvekili adaylarıyla birlikte teşkilatı İl binasında topladı. Herkesin elinde cep telefonu vardı ve kayıt açıktı. Gür ve kendisinden emin bir şekilde “AK Parti içindeki Akp’lileri temizleyeceğiz” dedi. Teşkilat içerisinde temizlik yapılacağının sinyalini verdi. Bunu seçilince yaptı, adaylık verilmediğinde değil.

Sonuç itibariyle “kardeşim” dediği Osman Ören’e bir enkaz bıraktı.
 

Bu yazı toplam 1212 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!
3 Yorum