1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Yahya Sancar: “Ve Hayat…”
Yahya Sancar: “Ve Hayat…”

Yahya Sancar: “Ve Hayat…”

Size yardım çıkmadığında “demek benden fakiri varmış” mı diyeceksiniz yoksa ortalığı velveleyemi verceksiniz?

A+A-

Yahya Sancar, 19 yaşında Siirt’li bir genç. Siirt Türk Telekom Fen Lisesi mezunu. Edebiyat meraklısı. Düşünmeyi ve düşüncelerini kağıda dökmeyi seviyor. Fırsat buldukça felsefi içerikli yazılarla kalemine idman yaptırıyor.

Genç hemşehrimiz Sancar, o yazılarından birini Siirtliler.Net okurları için paylaştı. “yazını yayınlamazsak darılırmısın?” şeklindeki soruya verdiği yanıt aslında hayata bakışını ve geleceğe emin adımlarla yürümek istediğini dile getiren cinstendi… Sancar’ın verdiği cevap: “Yanlış anlaşılma olmaz. Zaten ben de pek umutlu değilim. Önümde çok zaman var. Yavaş yavaş kendimi geliştirip daha iyi yazılar yazabileceğime inanıyorum. Zaten yazımı size ulaştırmamdaki amaç yayınlanmasından çok ciddiye alınmasıdır. Yazımı incelemeniz bile beklentimi karşılamaya yetiyor.

Bravo sana Yahya Sancar diyor ve makalesini Siirtliler.Net okuyucularının değerlendirmesine sunuyoruz:

Güzellik nedir? Bilir miyiz güzelin ne olduğunu, kimde güzelin olduğunu?

Bazılarımız boya kutularına bağlar, bazılarımız ahlaka, bazılarımız Yahya Sancar - Siirtdavranışlara.

Yani aslında güzellik evrenselliğe meydan okuyan, evrensel bir değerdir. Belkide bizizdir asıl güzel olan.

Biraz düşünelim Allah-u Teâlâ’nın yaratmış olduğu eşsiz eser, düşünmek gibi hayati bir değerin ait olduğu varlıklar, yaşamın her halini tadan aslında bizler değimliyiz.

Yani asıl güzel olan bizleriz bizi biz yapan güzelliklerle dünyaya gelişimizdir yani varlığımız doğruyla adım atar hayata.

Bu doğrular devam eder bir süre ta ki BENli sorular başlayıncaya kadar. Başta kendimin farkına varıyorum dersin evet farkına varırsın ne güzel bir davranış derler göğüsün kabarır daha da yükselmek istersin ve gittikçe büyür BENlerin. İsteklerin hayatına yön verir duruma geldiğinde ise artık sorunlarla ufaktan tanışırsın ve durmadan büyür o ufak sorunlar. Ama bilmezsin sorunları fark edemezsin veya istemezsin fark etmek. Yumarsın gözlerini kendini BENcilliğinle mutlu edersin.

Ve artık öyle sorunlar belirir ki hayatında artık sorun sana ait olmaktan çıkar çevrenin halkların sorunu haline gelir. Artık istekler halkların istekleri oluverir ama aslında birinindir o istekler onu tekrar edenler ise taklit becerisi yüksek insanların ötesine geçemezler hatta öyleleri vardır ki kralcılıktan çıkıp hayat anlayışlarına kadar işlemişlerdir. Yani takmışlardır simsiyah at gözlüklerini ve içlerindeki kin haset milliyetçilik aşırılık yani doğruya zıt her türlü vasfı doğruymuş gibi haykırır hale gelmişlerdir. Ve işte kopma anı orda gerçekleşir kardeşliğe karşı orda atılır adımlar sahte sebeplere sığınıp atılır siyah perdelerin ardına BENcillik. Ne huzur kalır meydanda ne sevgi ne de kardeşlik. Yani yok olur doğru. Yalanlara bırakır vasfını ve kaybolur karanlık sokaklarda. Ne kadar acı. Büyütülen onca sebebin BENcillikten kaynaklandığını az veya çok BENcilliğin bedenlerimize hükmederek bizleri yanlışa doğru vasıflar yüklendiğini fark etmek ne acı. Belki birileri çıkıp hayır uydurma saçma diyecek sebebime. Peki, o zaman normal hayatla ilgili bir örnek verelim.

Ortada bir vakıf var ve bu vakıf yardım yapacak 10 aile arıyor. Başvurular 200 hatta 2000 oluyor. Velhasıl belirlenir yardım alacak aileler. Şimdi farzedin ki durumunuz çok kötü ve size yardım yapılmayacak. Soruyorum sizlere yerinizde durup demek ki yardım alanlar benden bile yoksulmuş diyebilecek misiniz? Yoksa tavrınızı alıp çocuklarınızı peşinize takıp vakıf çalışanları ile tartışıp haksızlık var neden BEN değilde o diye haykırır mısınız?

Peki ya zenginler onlardan farksız mı? Belki istek biçimleri farklı ama yine yaşadıkları sorunlardan uzaklaşmalarının altta yatan sebebi bencillik ve onun doğurduğu sebepler; hırs, ihtiras, kibir…

Anlaşılan o ki BENcillik o kadar yerleşmiş ki hafızalara insan-ı kâmil olmuş esfeles safilin… halkların kardeşliği ülkenin barışı, hayata pozitif bakan düşünceler bu ülkeye hakim olacaksa BENcillğin yok oluşu ile olacaktır..her birey kendini aşmaya çaba sarf etmeden kalıcı sorunlar asla ortadan tamamen kalkmayacaktır.

Unutulmamalıdır ki insanı insan yapan soyu ırkı değil dürüst, kardeşçe ve barışçıl yaşayışıdır.

 

Bu haber toplam 2633 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!