1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. TÜM-EĞİTİM-SEN’lilerden önemli bir FETÖ bildirgesi
TÜM-EĞİTİM-SEN’lilerden önemli bir FETÖ bildirgesi

TÜM-EĞİTİM-SEN’lilerden önemli bir FETÖ bildirgesi

Merkezi Siirt’te bulunan TÜM-EĞİTİM-SEN isimli sendika yöneticileri tarafından yapılan toplantıda FETÖ isimli ihanet şebekesinin oluşturduğu sosyal probleme ilişkin konular gündeme alındı.

A+A-

TÜM-EĞİTİM-SEN isimli sendika tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında toplantı sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı.

TOPLANTI SONUÇ BİLDİRİSİ

Sayın Cumhurbaşkanımızın, bugün FETÖ dediği daha önceki adı Hizmet hareketi denilen yapının içinde bulunan "İBADET KESİMİ'nin" topluma tekrar kazandırılmaları ve ihanet kısmı ile doğru bir ayırım yapılması amacıyla bir toplantı yapılmıştır. Bu önemli sosyal problemin çözümü amacıyla yapılan bu girişime "TÜM EĞİTİM SEN" sendikası önderlik yapmıştır.  İbadet kısmından oluşan bu kesim ile 05.05.2018 Cumartesi günü yapılan bu ilk toplantıda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmış ve önemli hususlar şu şekilde özetlenmiştir 

1) Daha önce yapılması planlanan büyük ve genel toplantı ERKEN SEÇİM NEDENİYLE, SİYASETİ VE DEVLET KURUMLARINI YANLIŞ ANLAŞILMALARLA KARŞI KARŞIYA BIRAKMAMAK AMACIYLA SEÇİM SONRASINA ERTELENMİŞTİR.

2) FETÖ olayı Türkiye cumhuriyeti ile İslam âleminin başına getirilen EN BÜYÜK FİTNELERDEN biridir. Devletin ve tüm milletin işinin çok zor olduğunun farkındayız. FETÖ olayı çoğunluğu iyi niyetli insanların suistimal edilmesi sonucu bu duruma gelinmiştir. Görünüşte, ÇOK GÜZEL İŞLERİN ARKASINA ÇOK İYİ KAMUFLE EDİLMİŞ ÇOK SİNSİ BİR PROJEDİR.

3) Örgüte tamamen inanmış ve teslim olmuş, tamamen bağlı, yaklaşık 500.000 insanın varlığından oluştuğunu tahmin ediyoruz. Ülkemizde yaklaşık 25.000.000 insana kendisini şirin bir yapı olarak göstermeyi başardığını hep birlikte yaşamıştık. 17/25 Aralık ve sonrası süreçte sempati duyan 25 milyon insanın tamamının sempatisini kaybettiğini görmekteyiz. ÖRGÜTE DÜZENLİ DEVAM EDEN YAKLAŞIK 200.000 İNSANIN DA ÖRGÜTÜ TERK ETTİĞİNİ TAHMİN EDİYORUZ. 

4) Algı yönetimi, yalan, yoğun propaganda ve dış güçlerin desteği nedeniyle yaklaşık 300.000 kişinin bu yapıya hala inandığını ve bağlılığını devam ettirdiğini tahmin ediyoruz. Bu rakam maalesef hala çok büyük bir rakam olup, HUKUKİ MÜCADELENİN YETERLİ OLMADIĞINI, PSİKOLOJİ, SOSYOLOJİ, SİYASET, ALGI YÖNETİMİ, MEDYA  VE DİNİ İLİMLER ALANLARIYLA DA MÜCADELE EDİLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ.

5) Örgüt tarafından kandırılan ve emelleri için kullanılan insanların içinde önemli siyaset adamları, yüksek bürokratlar, valiler, rektörler, hukukçular, üniversite öğretim üyeleri, iş adamları ve en garibi; meşhur medrese alimleri ve ilahiyat profesörleri de vardı. Bu zeki ve eğitimli insanlar bu yapıya aldanmışsa, ülkemizin sade vatandaşlarıda bu yapı tarafından aldatılmasının çok olmasada doğal olduğunu düşünüyoruz. ÖRGÜTE İNANMIŞ VE BAĞLANMIŞ 500 BİN İNSANIN 450 'İNİN ÖRGÜTTE DÖNEN KANUNSUZ VE GİZLİ İŞLERDEN HABERDAR OLMADIĞINI YA DA GERÇEK YÜZÜNÜ BİLMEDİĞİNİ TAHMİN EDİYORUZ. Bunu örgütte 25 yıl bulunan Ahmet Keleş şöyle izah ediyor ; “Örgütün 7 tabakası var, ben 25 yılda 5. kata kadar çıkabildim, ama 6 ve 7. kata hiç çıkamadım. Hala 6. ve 7. katta neler olduğunu bilmiyorum !ve hiçbir zaman öğrenemedim” demektedir.

6) Zaman zaman akla, mantığa uymayan şeyler olduğunda örgütten bazı kişiler itiraz ederdi. Örneğin "MİT KRİZİNİ, BU ÖRGÜTÜN SAVCILARI MI YAPTI ?”DİYE SORULDUĞUNDA, CEVAP "HAYIR MİLLİYETÇİ ÜLKÜCÜ SAVCILAR YAPTI" denirdi ... Kızılcahamam Bankasya termal tesislerine kamerayı cemaat mi koydu? diye sorduk, cevap; " HAYIR MİT KOYDU"... Mesela, KPSS sorularını kim çaldı ? diye sorduğumuzda "BİZ DEĞİL ALEVİLER ÇALDI, BAZI ARKADAŞLARIMIZ DA ONLARDAN KAPTI" diye cevap verildi. Maalesef, her soru ve şüpheye çok profesyonel yalanlarla cevap verilmiş ve ikna edilmişizdir.

7) Örgüte canla başla destek veren ve bağlı olan ortalama 500 bin insanın % 90'ı cemaate sadece parasını, zamanını, sağlığını, evlatlarını ve hayatlarını feda etmişlerdir. "ÖRGÜTTEN MAKAM, PARA, MENFAAT KAZANANLARIN ORANININ ANCAK % 10 OLDUĞUNU TAHMİN EDİYORUZ." Bundan dolayı örgütte bulunan insanların tamamına direkt olarak hain demenin çok yanlış olacağını düşünüyoruz. "BU OLAYIN ESASININ, MENFAATTEN ÇOK YANLIŞ İNANÇ MESELESİ" olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu insanlara bu kadar ileri derecede kandıkları için toplumun kızgınlığının da doğal olduğunu kabul ediyoruz.

8.) Sadece ZAN ile muamele etmenin ortada kalan insanları karşı tarafa iteceğini düşünüyoruz. Ve FETÖ’nün de bundan mutlu olacağını biliyoruz. Hukuk yolu ile çok ciddi ve sıkı bir mücadele yürütülürken, mücadelenin insani ve İslami usullerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin, kendisine teslim olup şehadet getiren bir müşriki öldüren Hz. Üsame bin Zeyd'e Peygamberimiz (sav) ; “şehadet getirdiği halde neden öldürdün" diye sorduğunda, Hz. Üsame  "ya Resullullah, o korkusundan şehadet getirdi" diyince, Peygamberimiz ; sen kalbini açıp içine baktın mı? diye bir soru ile mahaeze etmektedir. Bu ölçünün daha doğru olacağını düşünüyoruz. 

9) Bir araya gelen ve burada bulunan bu arkadaşların bir kısmı 17-25 aralık sürecinden önce, bir kısmı 17-25 aralık sürecinde, bir kısmı devletin çağrısı sonucu bu cemaatten ayrıldı. Şimdi,“ben örgütten ayrıldım", diyen birine ille de sen "korkudan söylüyorsun", "numara yapıyorsun", " kriptosun"  demek ne hukuki, nede islami bir bakış olmayacağını düşünüyoruz. Ben ayrıldım diyene açık kapı bırakmakla birlikte "DEVLETİN PÜR DİKKAT İZLEMESİNİ VE BİR DERECE ŞÜPHE İLE BAKMASININ DOĞAL OLDUĞUNU DA DÜŞÜNÜYORUZ". İbadet kısmına kripto gözü ile bakılmaması gerektiğini de ifade etmek istiyoruz. 

10) Bu olaylarla şu anda on binlerce insanın, kendisinin, eşinin, çocuğunun, anne ve babasının psikolojisinin bozulduğunu biliyoruz. Psikolojisi bozulan bu insanların toplumun tüm huzurunu da bozmasından endişe ediyoruz. Bu insanları FETÖ’den ve onun sebep olduğu travmalardan kurtarmanın mücadelesinin de verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Şu ana kadar intihar eden, kalp krizi geçiren, kanser olan kişi sayısı yaklaşık 500, psikolojisi bozulan erkek, bayan ve çocuk sayısının 200.000'i bulduğunu  tahmin ediyoruz. Öyle anlaşılıyor ki bu gidişle bunların bir kısmı akıl sağlığını yitirecek, bir kısmı daha da ileri giderek belki de şizofren olacak, bunların çocuklarının tamamının da psikolojisinin bozulacağından endişe ediyoruz. Yarın bu durumun, tüm ülkenin huzurunu bozmasından ve belki de bu işin içinden çıkılmaz hale gelmesinden çekiniyoruz.

11) Bu işe öncelikle pişman olan ve cemaate artık düşman olmuş, artık bir daha dönüşü mümkün olmayan insanlardan başlanmalıdır. Bu kişiler F. Gülen tarafından KAFİR ilan edilmiş olup, bu kişiler çok zor günler yaşamaktadırlar. Bu durumu cemaati iyi tanıyan, 40 yıllık terör uzmanı ve hukukçu Hanefi AVCI söyle izah etmektedir; “BİLİNMEYEN BİR BİLGİYİ DEVLETE VEREN YA DA BİLİNMEYEN BİR İSMİ SÖYLEYEN BİR KİŞİ ÖRGÜTLE İPLERİ KOPARMIŞ VE ÖRGÜTÇE HAİN İLAN EDİLMİŞTİR", DEVLET ARTIK BUNLAR İNANMALI VE KUCAKLAMALIDIR” demektedir.

12) Bizler, kendi elimizle, bilmeden inşa ettiğimiz bu yanlış yapının YIKILMASI çalışmalarına destek verip, cemaatin elinde rehin olan insanların kurtarılması çabalarına katkı sunmak istiyoruz. 
 
13) ÖRGÜT TARAFINDAN YAPILDIĞINI ÖĞRENDİĞİMİZ; KUMPASLARI,  YASADIŞI DİNLEMELERİ, SORU ÇALMA, MİT KRİZİ, GEZİ OLAYLARINI, 17/25 ARALIK OPERASYONLARINI VE DARBE GİRİŞİMİNİ ŞİDDETLE VE NEFRETLE KINIYORUZ. 

14) Medrese alimlerinin, Diyanet ve ilahiyat  kurumlarının toplumu özellikle; "tevhid, İslam ahlakı, itikad, keramet, gözle namaz kılmak, rüyanın hükmü, harp hiledir hadis-i şerifi'nin yorumu ve benzeri süistimale açık tüm İslami konularda" daha aktif rol almaya davet ediyoruz.

15) Bizler, “F. GÜLEN 'i Türkiye düşmanlarından medet ummak yerine, tüm yapıyı tasfiye etmesi, bilinmeyen tüm kripto isimleri devlete teslim etmesi ve F. GÜLEN 'in Türkiye'ye dönerek teslim olması konularında çağrıda bulunuyor bu hain yapıda farkında olmadan yer almış ve devletinin yanında bulunup yapıyı deşifre etmiş insanları kazanma çağrısında bulunuyoruz..

Kamuoyuna saygılarımızla 
Tüm Eğitim-Sen
 

Bu haber toplam 1093 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!
15 Yorum