1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Sırma: “Muhteşem Yüzyıl yanlışlarla dolu”
Sırma: “Muhteşem Yüzyıl yanlışlarla dolu”

Sırma: “Muhteşem Yüzyıl yanlışlarla dolu”

İstanbul SİDER’in aylık olarak düzenlemiş olduğu sohbet toplantılarının Ocak ayı programının konuğu tarihçi Prof.Dr.İhsan Süreyya Sırma idi.

A+A-

Katılamayanların çok önemli bir etkinlik kaçırdığı sohbet sırasında birbirinden farklı konularla ilgili önemli ipuçları veren Prof.Dr.Sırma son haftaların tartışmalı dizisi Muhteşem Yüzyıl ile ilgili gelen bir soru üzerine değerlendirmelerini aktardı.

Dernek Başkanı Aydın Candabakoğlu tarafından, Prof.Dr.Sırma’ya soruldu: “Kimi padişahların kardeşlerini katlettiklerini biliyoruz. Bunun İslam’daki yeri nedir? Bir devletin ayakta kalması için padişahların, halifelik sıfatına sahip insanların kendi öz evlatlarını, kardeşlerini katletmesi doğrumudur?” şeklindeki soruyu Sırma şu sözleriyle yanıtladı:

Televizyonlarda şu sıralar oynatılmakta olan Muhteşem Yüzyıl filminde Kanuni’nin hayatı anlatılıyor. Bir defa Kanuni halife değildi. Osmanlılarda 19 yüzyıla kadar halifelik yoktu. Osmanlı arşivlerinde bir tane halife diye bir kayıt yok. Hilafet, Abdulhamid ile gündeme geldi.

Kardeş katli doğru değildir

Kardeş katline gelince Sultan Fatih’in kanunnamesinde kardeş katli var. Fatih, büyük bir asker, büyük bir sultan. İstanbul’u fethetmiş. Buraya kadar tamam. Ama kardeş katli konusunda hata yapmıştır. İslam’a göre bir ülkede bir bebek varsa ve o bebek tehlikedeyse onun kurtulması için bir şehrin yakılması gerekiyorsa bile bebeğin hayatı tercih edilir. Kimse kendi kardeşini öldüremez. Kaldı ki o bebeğin senden daha iyi bir padişah olmayacağını ne biliyorsun.

Muhteşem Süleyman filmi teknik ve tarihi yanlışlarla dolu bir film

Muhteşem Süleyman filmine gelirsek, teknik olarak ve tarih olarak yanlışlarla dolu bir film. Mesela Osmanlı devletinin merkezi Topkapı sarayıdır. Topkapı sarayına gidin o büyük kapının üzerinde Kelime-i Tevhid yazılıdır. Filmde bu tabela kaldırılmış. Kelime-i Tevhid filmde yok. Filmi öylebir yaptılar ki sanki Sultan Kanuni sabahtan akşama kadar cariyelerle oynaşıp durmuş. Ben demiyorum cariyesi yoktu diye. Ama Avrupa’ya o kadar sefer yapmış bir insan nasıl böyle cariyelerle harem odasına sıkıştırılmış kalır. Ayrıca Şeyh’ül İslam, Divan’da hiçbir zaman bulunmamıştır. Divanın tabii üyesi değil. Ama filmde padişah da divanda bulunuyor gibi gösteriliyor. Oysa padişah Divan toplantısında kafes arkasından seyreder. Ama filmde bakıyorsunuz hepsi beraber oturuyorlar.

Bu haber toplam 2118 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!