1. HABERLER

  2. ÜLKE

  3. Siirt’te Yeni Anayasa sempozyumu
Siirt’te Yeni Anayasa sempozyumu

Siirt’te Yeni Anayasa sempozyumu

“Toplumsal Sözleşmenin Yenilenmesi ve Yeni Anayasa” konulu konferans dizisinin altıncısı ilimiz Siirt’te Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleşiyor.

A+A-

Başkanlığını Siirtli hemşehrimiz olan Mehmet Akif Işık’ın yapmış olduğu “Muhafazakar Demokratlar Platformu”nun organizatörlüğünde gerçekleştirilen ve vatandaşların az sayıda katılım sağladığı toplantıya daha çok gazeteciler, STK temsilcileri, siyasi parti yöneticileri ve Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak eşlik ettiler.

 

Ordu’nun yönetime el koyduğu geçmiş yılların anımsatıldığı kısa bir sinevizyon gösterimiyle başlanılan sempozyumun ilk konuşmacısı Platform Başkanı Mehmet Akif Işık yaptığı açılış konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

 

mehmet akif ışık

 

Bize dün silahlarıyla anayasayı kabul ettirenler bugün yargılanma durumuna gelmiştir. Dün Diyarbakır’da sempozyum gerçekleştirdik. O sempozyuma katılanlardan kimileri Diyarbakır Cezaevi’nde yaşadıklarını anlattılar. Bir devlet insanlarının güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Adalet sağlamakla yükümlüdür. Yeni seçilecek parlamenterlere “hadi hepiniz seçim sürecinde yeni anayasa sözü verdiniz. Şimdi elinize imkan geçti. Sözünüzü tutun” diyeceğiz. Bizler kendilerini muhafazakar ve demokrat değerlere bağlı, Türkiye aşığı diye tanımlayan, çok sayıda sivil toplum örgütünün katılımıyla oluşmuş, Muhafazakar Demokratlar Platformuyuz.

 

selim sadak

 

Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak:

12 Eylül sesini duyar duymaz tam 12 ay kaçıp gizlendim. Böylesi hüzünlü bir yaşamı yaşamış bir insan olarak ve bugünkü gelişmeleri görünce sevinen bir insan olarak benim gerçeğimi inkar eden bir yapı bulunuyor. Muhafazakar demokrat değilim, ileri demokrat biriyim. Muhafazakar bir ailem var. Mevcut anayasanın mutlaka ama mutlaka değişmesi gerekiyor. Buna geç bile kaldık. Türkiye’nin yapısına bugünkü anayasa dar geliyor. Bu vesileyle büyük acılara vesile olmuştur. 1924 anayasasından hemen sonra hatta 1922’de bu ülke vücuda gelirken ülkenin ileri gelenleri “Bu ülke Türklerin ve Kürtlerin” dediler. 400 milletvekili vardı mecliste ve yapılan oylamada Kürtlerin statüsü net bir şekilde tartışılıp onaylandı. Fakat 1924 anayasasıyla bu durum kayboldu. Benim babam fes giydiği için bir başkası da Kürtlüğünden dolayı yargılandı. Köyümüzde Kürtçe konuşanlar ihbar ediliyordu. Sistem o günlerde ihbarcılardan besleniyordu. Kendini şiddet uygulamalarıyla koruyan bir yapıya sahipti. Anayasa değişmelidir, değişecektir de. Bize “sen renginle, kültürünle bizim kardeşimiz olamazsın, kendini inkar edersen kardeşimiz olursun” deniliyordu. Rüşvetmi yedik, silahmı sattık, hırsızlıkmı yaptık, tecavüzmü ettik. Ben Kürtlüğümle, kültürümle yaşamak istiyorum. Araplar kendi dillerini ve kültürlerini korusunlar. Sırf başkalarına yaranmak için dillerinden ve kültürlerinden uzaklaşmasınlar.

cumhur kılıççıoğlu

Gazeteci Cumhur Kılıççıoğlu

Ben muhafazakar değilim. Bütün görüşlere eşit mesafede olan devrimci bir demokrat olduğumu inkar edemem. Bugün devletin kültür merkezinde toplanmış olmak, seçimlerden sonra gündeme gelecek anayasa için bana umut veriyor. Burada toplanan çeşitli görüşlere sahip herkesin istekleri doğrultusunda yeni bir anayasa istiyoruz. Ayrıca Sayın Belediye reisimiz Selim Sadak, “Araplar dillerine sahip çıksınlar korkmasınlar” dedi. Biz Arapça için, ana dilimizi korumak için hiçbir zaman korkmadık, çekinmedik. Ben ilkokuldayken harçlıklarımı sırf Arapça konuştum diye ceza olarak ödüyordum.

dr.ekrem bilek

Tabipler Odası Başkanı Dr.Ekrem Bilek

Yıllardır Türkiye coğrafyasında hep şu söylendi. “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” Biz çok iyi biliyoruz ki tarihi süreç içinde Kürtlerle Türklerin dostluğu Malazgirt’te başlamış, Kurtuluş Savaşı’nda ise maksimum seviyeye ulaşmıştır. 1924’ten sonra Kürtler mutlaka Türkleştirilecektir, Kürt olduğunu söyleyenler bertaraf edilecektir politikası vardı. Bu durum eskisi kadar olmasa da halen devam ediyor. Binlerce anamız ağladı, hala da ağlıyor. Biz bu ülkede istiklal mahkemelerini, devlet mahkemelerini, sıkı yönetim mahkemelerini gördük. Şimdi de özel mahkemeleri görüyoruz. Kürtler ile Türklerin halk olarak aralarında bir problem yoktur. Kürt sorunu terör sorunu olarak algılanmamalıdır. Demokrasi için silahlar susmalı, ötekileştirilmemeli, Kürtlerin siyaset yapması mutlaka sağlanmalıdır. Seçimlerdeki baraj düşürülmeli, yerel yönetimler desteklenmeli, yeni anayasa hiçbir etnisiteye bağlı yapılmamalı hiçbir ayrımcılık yapılmamalı, koruculuk sistemi kaldırılmalı, GAP acilen bitirilmeli, Kürt kadınlara pozitif ayrımcılık tanınmalı.

abdulkadir ışık - ilahiyatçı

Abdulkadir Işık – İlahiyatçı

Anayasada metinler kısa ve herkesin anlayabileceği şekilde olmalıdır. Temel hak ve hürriyetler insan odaklı hazırlanmalıdır. Osman Gazi’nin hocası Şeyh Edebali’nin meşhur sözüdür; “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” Bu ülkede yaşayan herkes Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tarif edilmelidir. Hürriyetin tarifinde ne kendine ne başkasına zararı olmaması esas olmalıdır. Hürriyet belli bir mutlu azınlığın elinde kalmamalı. Hürriyetin sınırları kanunlarla belirtilmeli, herkesin keyfi uygulamalarına bırakılmamalı. İnsandaki hürriyet yarı hürriyettir. Diğer yarısı ise başkalarının hürriyetine zarar vermemektir. Kimse başkasına zarar vermede hür değildir. Hukukta herkes eşittir. Padişah ta çoban da hukukta eşittir. Eşitsizliğe karşı çıkanlarla ilgili güzel bir örnek; Peygamber “sizden öncekiler böyle yaptıkları için helak oldular. Vallahi hırsızlık yapan kızım Fatıma dahi olsa cezasını veririm” demiştir. İşte hukukta eşitlik budur.

Siirt’te gerçekleştirilen toplantının benzeri daha önce Ankara, İstanbul, Çorum, Adana ve Diyarbakır’da gerçekleştirilmişti.

 

Bu haber toplam 3195 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!