1. YAZARLAR

  2. Abdurrezzak Çelik

  3. SİİRT’İN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN KÜLTÜREL MİRASI
Abdurrezzak Çelik

Abdurrezzak Çelik

Yazarın Tüm Yazıları >

SİİRT’İN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN KÜLTÜREL MİRASI

A+A-

Bir insan grubun ya da toplumun yaşam biçiminin tümünü, faaliyetlerini, inançlarını ve göreneklerini tanımlayan bir kavram olarak kültür, insanlığın yaradılışına kadar uzanan uzun bir geçmişe sahiptir.

İnsanoğlunun beşikten mezara uzanan hayatı boyunca tüm eylemlerini ve düşünce yapısını şekillendiren en önemli unsur, içerisinde doğup büyüdüğü kültür çevresi olmuştur.

Anadolu’nun kadim kentlerinden Siirt, sahip olduğu uzun tarihî geçmişin ve farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olmasının doğal bir sonucu olarak oldukça zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Ancak bu zengin kültürel miras her geçen gün yozlaşmakta ve fakirleşerek yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Kültürel zenginliğin yok olma tehdidiyle karşı karşıya gelmesinin esas nedeni ise kültürel değerlerin yaşatılmaması ve buna bağlı olarak unutulmaya yüz tutan veya unutulan değerlerin de kayıt altına alınmamasıdır.

Tarih boyunca dini ve etnik farklı sosyo-kültürel yapılara aynı anda ev sahipliği yapmış olmasına rağmen Siirt’in kültürel zenginliğinin hak ettiği düzeyde ortaya çıkarıldığını, ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığını artıracak etkinlikler ve araştırmalar yapıldığını söylemek mümkün değildir.

2007 yılında kurulan Siirt Üniversitesi ile birlikte bilimsel çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Ancak büyük emekler neticesinde ortaya konulan bu çalışmaların tek başına yeterli olduğunu ve olabileceğini söyleyemeyiz. Şehirde faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşlarla birlikte sivil toplum örgütlerinin ve halkın ilin kültürel zenginliğin ortaya çıkarılması, yaşatılması, tanıtılması ve sonraki nesillere devredilmesinde ellerini taşın altına sokmaları gerekmektedir.

Kültürel zenginliğin ortaya çıkarılmasına yönelik faaliyetlerin başlatılması, şehrin kaderi için bir dönüm noktası olacaktır.

Örneğin, kaybolmaya yüz tutmuş tarihte önemli bir yere sahip medrese, cami, mescit, okul, kilise, çeşme, han, hamam gibi sosyal yapıların restore edilerek şehre kazandırılmaları gereklidir. Yine gelenek ve göreneklerin yaşatılması amacıyla etkinlikler düzenlenmelidir. 

Şehrin eski ve kaybolmaya karşı kaşıya kalan mesleklerinden battaniyecilik, bakırcılık, semercilik, aktarıcılık, kunduracılık, yemenicilik gibi mesleklerin yaşattırılması için çalışmalar yapılmalı, hatta bu tip meslekleri içine alan bir çarşı veya mahalle yapılmalıdır.

Yukarıda sayılanlar gibi daha birçok çalışmayla kültürel zenginliğin ortaya çıkarılması hem ekonomik hem de sosyal açıdan şehre katkı sağlayacaktır.

Son olarak Siirt çok kültürlü, çok dilli bir yerleşim yeridir. Bu çeşitlilik şehrin işlenmesini bekleyen bir hazinesidir. Bu hazine bu güne kadar gelmiş olan standart yönetici profilleriyle toprak üstüne çıkmadığı hepimizce aşikârdır. Siirt’in potansiyelinin ortaya çıkarılması, bugüne kadar yapılan bürokratik atamaların tarzının değiştirilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Herkesçe malumdur ki sürekli aynı şeyi yaparak farklı sonuç elde edilemez. Artık Siirt’in makûs talihinin değişmesi için Siirt’in yüzünü sınırlı bir çevreden gücünü alan insanlardan döndürüp gerek eğitimiyle, gerekse dünyayı ve yüzyılı anlayabilen genç ve taze kanlara yönelmesi ile değişecektir. Bugün görev başına getirilecek genç dinamik kadrolar Siirt’in bundan sonraki gelişiminin temel taşını oluşturacak ve bugüne kadar hiç konu edilmemiş fırsatların elde edilmesinin kapısını aralayacaktır.

Siirt’in yönetim DNA’sının değişerek, şehrin tarihinde mihenk taşı oluşturacak ve hak ettiği kültürel hazinesini işleyebilen yöneticilerin atanması dileğiyle…

Sağlıcakla kalın.

 

Bu yazı toplam 2086 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!