1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Siirt Üniversitesi'nde neler oluyor?
Siirt Üniversitesi'nde neler oluyor?

Siirt Üniversitesi'nde neler oluyor?

Eğitim-Bir-Sen üniversite temsilcisi Y.Doç.Dr.Abdulnasır Yiner’in temsilcilik görevine habersizce son mu verildi?

A+A-

Geçtiğimiz aylarda Eğitim Fakültesi dekanı Şemsettin Osmanoğlu’nun şok istifası gizemini üzerinden atmadan ikinci bir şok gelişme bugün Y.Doç.Dr.Abdulnasır Yiner’den gelmesiyle “Siirt Üniversitesinde neler oluyor?” sorusunu gündeme getirdi.

 

Peki, Y.Doç.Dr.Abdulnasır Yiner gibi kendi alanlarında son derece başarılı insanlar ne tür muamelelerle karşılaştılar ki görev yaptıkları üniversite hakkında basın açıklaması yapmak zorunda bırakıldılar.

 

KURUM (AİLE) İÇİNDE ÇÖZMEYE ÇALIŞMIŞ

 

Edindiğimiz bilgilere göre Y.Doç.Dr.Abdulnasır Yiner, uzun bir süredir Siirt Üniversitesi’ndeki bazı konularla ilgili eksiklikleri/yanlışlıkları kurum içerisinde (aile içinde) çözülmesi yönünde girişimlerde bulunmuşsa da hiçbir sonuç alamamıştır. Çareyi basın açıklamasıyla kamuoyuna paylaşmakta bulan Yiner’in basın açıklamasındaki iddialar yenilir/yutulur gibi değil.


 

Eğitim-Sen Siirt Şubesi’nin Yapmış Olduğu Basın Açıklaması İle İlgili Olarak Zorunlu Bir Açıklama

 

Eğitim-Sen’in Siirt Mahalli Basınımızda Çıkan ve Siirt Üniversitesi İdaresi’nin tasarrufları ile ilgili olarak gerekli açıklamayı yapıp-yapmama kendilerini ilgilendiren bir husustur. Ancak, açıklamada sendikamızı ilgilendiren dolaylı-dolaysız bazı isnatlarla ilgili kamuoyunu bilgilendirmeyi bir borç olarak gördüğümüzden aşağıdaki hususları arz etmek istedik.

 

Bilindiği gibi sendikamızın üye sayısı daha fazla olduğundan Mayıs-2010 tarihinden bu yana Üniversitemizdeki temsilcilik tarafımıza geçmiştir. Bu tarihten itibaren bize gelen sorunları ilgili mercilere ulaştırmaya çalıştık ve personelin lehine düzeltmeler yapılması talebinde bulunduk. Bunlardan bir tanesi bizi de rahatsız eden öğrenci-idari personel yemeklerine yapılan zam konusudur. Gerek SKS gerekse Genel Sekreterlikle yaptığımız görüşmelerde konuyu gündeme getirerek fiyatların aşağıya çekilmesi talebinde bulunduk. Ancak, bu talebimiz dikkate alınmadığından henüz bir değişiklik yapılmamıştır. Maliyeti ne olursa olsun Siirt ilimizde önemli zorluklar içinde hizmetini yerine getiren ve okuyan insanlarımıza, kar amacı gütmeden tamamen hizmet anlayışına dayalı bir fiyatlandırmanın gerektiğine inanmaktayız.

Rektörlüğün gerçekleştirmiş olduğu faaliyete Eğitim-Sen’in davet edilmediği belirtilmiştir. Şimdiye kadar Rektörlük tarafından tertiplenen hiçbir davete Eğitim-Bir-Sen de davet edilmemiştir. Yazıda atıfta bulunulan Rektör Beyin konuşması ise; Sendikamızın yeni hizmet yerine taşınması dolayısıyla diğer idareciler davet edildiği gibi Rektör Bey de davet edilmiştir.

Gerek üniversite gerekse ülke idaresinde olsun, her hangi bir sendikanın taraf olması, çalışanların (hangi sendikaya bağlı olursa olsun) menfaatlerini göz ardı etmesi, tarafgir siyasetin içinde olması hiçbir sendikaya yarar sağlamaz. Olsa olsa birkaç idareciye bir şeyler sağlar. Böyle bir durum ve oluşuma da sendikacılık denmez.

Sendika olarak muğlak ifade ve yorumlar yerine anlaşılır ifade kullanmayı tercih ederiz. Bu çerçevede bizim de tasvip etmediğimiz ve eleştirdiğimiz konular mevcuttur. Özellikle üniversitelerde karşılaşılan sorunların temel kaynağının YÖK’ün yapısı ve Rektörlere tanınan aşırı yetkilerden kaynaklandığına inanmaktayız. Dolayısıyla Siirt’te görülen bazı yanlış tutum ve davranışların hemen hemen birçok üniversitede benzeri ile karşılaşmak mümkündür. Kendi üniversitemizde tasvip etmediğimiz, eleştirdiğimiz, düzeltilmesini istediğimiz hususlar olmuştur ve olmaktadır. Bunlardan bazıları;

Yemek ücretlerine yapılan zam tarafımızdan tasvip edilmemiş ve düzeltilmesi istenmiştir.

Memurlara verilmesi gereken fazla mesai konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmediği, bazı memurlara çalıştıkları halde ödeme yapılmadığı belirtilmiş ve düzeltilmesi istenmiştir.

Yaz aylarında uygulanmakta olan kılık-kıyafet yönetmeliğinde, Başbakanlık genelgesi ile 2007 yazından itibaren idarecilerin makamlarına çıkarken kravat takma mecburiyeti kaldırılmıştır. Başbakanlığın genelgesine rağmen Rektörlük makamına çıkan her personele kravat takma zorunluluğu getirilmesi ve kravat takmadan içeri alınmaması kabul edilebilir bir uygulama değildir.

 Giderek daha az kişi ile eğitim-öğretimin yapılması genel kabul görürken 40 kişi üzerinde olan ve iki şube halinde olan sınıfların birleştirilmesi tarafımızdan tasvip edilmemektedir. Bilhassa Sağlık Yüksek Okulu’nda 50 kişinin bile fazla geldiği bir sınıfta 100 kişiden fazla öğrenci ile ders yapılmak zorunda bırakılması hiçbir şekilde kabul edilemez.

Daha önce II. Öğretim için uygulanan katsayının aşağı çekilmesi ve hocaların ücretinin kısılması zarardan başka bir şey getirmez.

Lojman tahsisi yapılmadan önce yönetmelik çıkarılıp müracaatlar alındıktan sonra (tam da dağıtım sırasında) yönetmeliğin değiştirilmesi, komisyonun belirsizliği, hiçbir aşamada şeffaf olunmaması, sonuçların internet sayfasında açıklanmaması adalet ve adillikle ne kadar bağdaşacağını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Eğitim Fakültesi Dekanı sayın Şemsettin Osmanoğlu’nun istifasından önceki gelişmeler ve tabi tutulduğu muamele, istifa etmek zorunda bırakılmasının mazur ve ehemmiyetsiz görülmesi, bundan sonra Siirt Üniversitesi’nde görev yapmak isteyecekler (özellikle akademisyenler) üzerinde olumsuz etki yapacağı aşikardır.

Üniversitemizde bilgi edinme hakkı engelli bir durum arz etmektedir. İnternet ortamında bu yasal haktan istifade etme imkanı yoktur. Dilekçe ile yapılan başvurularda ise hemen kayda geçirilmemekte tarih ve sayı verilmemektedir. Sebebi sorulduğunda, dilekçenin üst makamın görüşüne sunulduktan sonra kayda geçirildiği ifade edilmektedir. Bu da açık bir şekilde yasal hakkın çiğnenmesi anlamına gelmektedir.

Lojmanda oturanların kira ve diğer harcama bedelleri maaşlardan otomatik olarak kesilmekte ve kesintilerin nasıl ve ne şekilde olacağı yasa ve yönetmeliklerde açıkça ifade edilmektedir. Üniversitemizin lojmanlarında oturanlardan 15 Ekim 2010 tarihi itibariyle bu kesintiler yapılmıştır. Ancak, yasal dayanağı gösterilmeden lojman sakinlerinden matbu dilekçelerle her ayın 15’inde maaşlarından 50 Tl. kesinti yapılması ve bu paranın SKS hesabına yatırılmasının istenmesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Son olarak 21 Kasım Pazartesi günü saat 16.00’da gerçekleştirilen bayramlaşma toplantısında Sayın Rektörümüz bizlerin bayramını tebrik edip kaynaşmayı pekiştirme yerine tehditvari konuşması ne kendisine ne de bayramlaşmanın ruhuna uygun düşmemiştir.

28 Ekim 2010 tarihinde yapılan ilk lojman sakinleri toplantısı teşekkür ettirme toplantısına dönüştürülmüştür. Toplantıda söz alanların teşekkürlerinin ve iltifatlarının aksine tarafımızdan yapılan tenkit Rektörümüzün hiddetine maruz kalmamıza sebep olmuştur. Eleştiriye hiçbir şekilde tahammülünün olmadığını toplantıyı terk etmemizden sonra arkamızda sarf ettiği yakışıksız sözlerle ortaya koymuştur. Bu ifadelerle yetinmemiş Dekanım aracılığıyla kendime şubat ayına kadar yer bulmamı ve üniversiteyi terk etmemi buyurmuşlardır.

Diğer taraftan Eğitim-Bir-Sen temsilciliğimizi etkisiz hale getirmek için bir kısım insanlar vasıtasıyla baskı oluşturmuştur. Bu çerçevede sendikamızın yönetiminde görev almış olan arkadaşlarımız 22 Kasım 2010 Salı günü odama gelerek, verimli çalışma yapamadıklarını ifade ettikten sonra yönetim olarak topluca istifa etmeyi tarafıma teklif etmişlerdir. Biz de bu teklifi uygun görmediğimizi kendilerine ilettik.

Özellikle sendikamızın temsilciliğinde görev alanları zor durumda bırakmamak için, Rektörlük Makamıyla aramızda geçen tartışmaların ve bu basın açıklamasının tamamen tarafımızdan yapıldığının kamuoyu tarafından bilinmesini, göreceğimiz baskının daha fazla haksızlığa karşı çıkmamızda itici güç ifa edeceğini vurgulamak istiyoruz.

 

Eğitim-Bir-Sen

Üniversite Temsilcisi

Y. Doç.Dr. Abdulnasır YİNER

Bu haber toplam 3270 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!