1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Siirt Üniversitesi Rektörü Murat Erman'dan gazetemize mektup
Siirt Üniversitesi Rektörü Murat Erman'dan gazetemize mektup

Siirt Üniversitesi Rektörü Murat Erman'dan gazetemize mektup

Siirt Üniversitesi Rektörü Murat Erman, kendisiyle ilgili köşemde yazmış olduğum "Ben sana Rektör olamazsın demedim ki" başlıklı yazıma ilişkin ihtar niteliğinde bir mektup kaleme aldı.

A+A-

Rektörün gazetemize yollamış olduğu ihtar mektubunu olduğu gibi yayınlıyoruz. Yazılarımız/Haberlerimiz devam edecektir.

 

Sayın; Eyüp GÜZEL
(www.siirtliler.net isimli sitenin Genel Yayın Yönetmeni)

Sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğunuz ''www.siirtliler.net '' isimli sitede 24.10.2018 tarihinde '' Ben sana Rektör olamazsın demedim ki'' başlıklı bir yazı kaleme almış bulunmaktasınız. Söz konusu yazıda 2012 yılında yapılan Siirt Üniversitesi Rektörlük Seçiminde 4 oy alarak atanmış olmamı istihza etmiş, 17-25 Aralık 2013 hadisesine rağmen FETÖ/PDY yapılanmasıyla etkin bir şekilde mücadele etmediğimi, bu yapılanmaya dahil kişileri barındırdığımı, bunlara dokunmadığımı ve hatta en kritik yerlerde bu kimselere görev verdiğimi beyan etmiş bulunmaktasınız. Söz konusu yazınızın devamında 3 tane makam aracımın olduğunu ve üzerine bir tane de lüks otomobil kiraladığımı ayrıca çok sayıda yakınımı üniversiteye yerleştirdiğimi güya haber yapmış bulunmaktasınız.

FETÖ/PDY yapılanmasının her türlü müdahalesine rağmen 11. Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah GÜL tarafından Rektör olarak atandığım Eylül 2012 tarihinden bu yana büyük bir çaba ve özveri ile Rektörlük görevini icra etmekteyim. Bu uğurda harcadığımız emek karşılık bulmuş ve 12. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 2017 yılında yeniden Siirt Üniversitesi Rektörü olarak görevlendirilmiş bulunmaktayım. Görev yaptığım altı yıllık süre zarfında Siirt Üniversitesinin hem nitelik hem de nicelik olarak ulaştığı seviye hiç kimsenin inkâr edemeyeceği şekilde somut olarak ortadadır. Bu hususu kamuoyunun takdirine bırakıyor asıl olarak yazınızda belirttiğiniz hususlara değinmek istiyorum. 

Gerek 15 Temmuz darbe girişiminden önce gerekse de bu girişimden sonra Siirt Üniversitesi Rektörü olarak FETÖ/PDY yapılanmasına karşı yürütmüş olduğum etkili mücadele yargı organlarınca tüm teferruatıyla bilindiğinden yargılama sürecinin halen devam ediyor olması hasebiyle hukuki ihtilaflara mahal bırakmamak adına bu konuda daha fazla açıklama yapmayı hukuken uygun görmemekteyim. Bu konudaki her türlü bilgi ve belgeye yasal düzenlemeler çerçevesinde yargı organları nezdinde ulaşmanız mümkün olup FETÖ/PDY yapılanmasıyla mücadele etmediğim yönündeki görüşünüz hiç bir kıymet taşımamaktadır.

Birden fazla makam aracına sahip olduğum hususunu ise sizin yazınızla öğrenmiş bulunmaktayım! 237 Sayılı Taşıt Kanunu'nda makam hizmetlerine tahsis edilecek olan taşıtların adedi ile bunların nitelikleri açık ve ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. İlgili mevzuata göre Rektörlük Makamına tahsis edilebilecek taşıt sayısı bir adet olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla Siirt Üniversitesi Rektörü olarak makam aracı kullanmam yasal düzenlemelere uygun olmakla beraber hali hazırda tek bir makam aracım dahi bulunmamaktadır. Kamuoyunu bilgilendirmek adına doğru haber vermek basının bilinen önemli ilkelerinden biridir. Ancak bu ilkeye yazdığınız bu yazı ile yeterli önemi vermediğinizi düşündürmüş bulunmaktasınız.

Kardeşim MSE’nin Siirt Üniversitesinde çalışıyor oluşu hem kendisini hem de şahsımı yıpratmak isteyenlerin en sık başvurduğu argüman olmuş maalesef bu yönde yapılan haberlerle kamuoyunda yanlış bir intiba uyandırılmıştır. 

2007 yılında polis memuru olarak kamu görevine başlayan kardeşim MSE bu görevde yaklaşık 7 yıl çalıştıktan sonra kurumlar arası nakil yoluyla tamamen yasal düzenlemelere uygun olarak Siirt Üniversitesi Rektörlüğüne geçiş yapmıştır. Olay bundan ibaret olmasına rağmen sanki makam ve mevkiden kaynaklanan gücümle kendisi memur olmuş gibi olayın ters yüz edilerek aktarılması son derece haksız olmuştur. 

Kişilik hakları kişinin hür ve bağımsız varlığının önemli bir parçası olup; kişinin yaşadığı bir toplumda, ilişki kurduğu çevrede, şerefi ve saygınlığını sarsacak, onu küçük düşürecek, yanlış tanıtacak, zora sokacak, düşmanca bir ortama itecek her türlü davranış kişilik haklarına saldırı olarak adlandırılmaktadır. 

Bu esaslardan hareketle yukarıda zikrettiğim yazınızın içeriğine ve de hukuken sorumlu olduğunuz bu yazıya yapılan kullanıcı yorumlarına bakıldığında bunların kişilik haklarıma saldırı boyutuna ulaştığını ifade etmek isterim. İş bu sebepten ötürü cevap hakkımı sitenizde yayınlamanızı, şahsım hakkında kaleme almış olduğunuz yazı ve kullanıcı yorumlarını siteden derhal kaldırmanızı sair yasal haklarım baki kalmak kaydıyla ihtar ederim. 02/11/2018

Prof. Dr Murat ERMAN
 

Bu haber toplam 463 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!
3 Yorum