1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. SİDER başkanı Candabakoğlu ile söyleşi
SİDER başkanı Candabakoğlu ile söyleşi

SİDER başkanı Candabakoğlu ile söyleşi

İstanbul Siirtliler Derneği (SİDER) başkanı Aydın Candabakoğlu ile söyleşi

A+A-

Başkan Candabakoğlu, yönetimi devraldığı Fahri Aral döneminden, derneğin mevcut çalışmalarına kadar birçok konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Siirtliler.Net tarafından sürekli gündemde tutulmakta olan ve SİDER tarafından da zemin çalışmalarını yaptığı “Siirtliler Federasyonu” ile ilgili sorulara da yanıt veren başkan Candabakoğlu ile yapmış olduğumuz uzun söyleşimizi ilgiyle okuyacaksınız.

aydın candabakoğlu - sider

“Hemşehricilik ve memleket bilinciyle, bu sorumlulukla her hemşehrimizin Siirtliler Derneği’ne yapabileceği, katabileceği mutlaka bir şeyler vardır. SİDER, Ali’nin-Veli’nin değil, Siirtlilerin derneğidir. Bu bir sorumluluk meselesidir. Sorumluluğu her insan kendinde hissetmesi gerekiyor. Biz bu anlayışı yaygınlaştırmak, ayakta tutmaya çalışıyoruz.”

Röportaj: Eyüp Güzel

Güzel: Fahri Aral’dan yönetimi devraldınız. Ne oldu da bir devir-teslim yaşandı?

Candabakoğlu: Bilgi Üniversitesi’nde bir toplantı yapıldı. Derneğin yerinin olmadığı, Taksim’de kullandığı mevcut yerin kirası ödenmediği için tahliye kararı olduğu konuşuldu. Dernekteki malzemelerin eski yöneticilerden Suat Sevgili’nin bir deposuna kaldırmışlardı. Fahri ağabey tüm bunları net bir şekilde izah etti. Dernek kapansınmı yoksa bu işi üstlenecek birilerinemi devredelim diye soruldu. Ne acıdır ki 2009’da SİDER kapanma noktasına gelmişti. Çok dramatik bir olay. İstanbul’da 1 milyon Siirtli olduğu konuşuluyor ve koskoca bu nüfus, derneği ayakta tutmaktan yoksundu. Fahri ağabey haklı olarak sitemlerini iletti. Yalnız bırakıldığını söyledi. Yönetim Kurulu’ndan dahi henüz görmediği insanlar olduğunu bildirdi. Doğrusu bir Siirtli olarak bu kanıma dokundu. Çünkü biz Siirtliler ferdi olarak Dünya çapında başarılara imza atmış insanlarız. Bunla ilgili örneklerimiz çok. İşte bu duygularla dedim ki Siirtliler Derneği’nin kapatılması, SİDER’in İstanbul’da bir tabelasının asılı olmaması bizim için hem çok ayıp hem de çok acıdır. Bu ayıbı ortadan kaldırmak boynumuzun borcudur. Kimin üzerine ne düşüyorsa yerine getirmek, ne pahasına olursa olsun bu tabelayı hak ettiği yere taşımak gerektiğini belirttim. Derneğin kurucu üyelerinden Nezir Bakır’ın da bulunduğu toplantıda sağolsun birkaç değerli hemşehrimiz de destek vererek derneğin kapatılmasının söz konusu olamayacağı, Siirtlilere yakışır ciddiyetle ve sorumluluk duygusuyla faaliyetinin devam ettirilmesi gerektiği dile getirildi. Birilerinin bu işi üstlenmesi gerekiyordu ve şu anki mevcut Yönetim Kurulu Üyesi değerli arkadaşlarımızla birlikte bu işi üstlendik. Kongre tarihi belirlendi ve tek liste olarak demokratik bir seçim yapılarak oy birliğiyle ben ve arkadaşlarım yönetime geçtik.

istanbul siirtliler derneği

Güzel: Kimler var yönetimde?

Candabakoğlu: Lütfü Öztanık, Raci Özdabakoğlu, Mesut Altunç, Ahmet Seçim Güldoğan, Faruk Aykut, Nimet Aytekin, Ayaz Akkoyun, Mehmet Sait Yıldırımer, İhsan Aksu ve Hüseyin Bilgin.

Güzel: Fahri Aral idealist bir kişilik. Hemşehricilik bilinci ve memleket sevgisi yoğun olan biri. Yalnız bırakıldığı için derneği yeni yönetime devrettikten sonra biraz kabuğuna çekilmiş gibi. Ne düşünüyorsunuz kendisiyle ilgili?

Candabakoğlu: Memleketimizin yetiştirdiği entelektüel birikime sahip değerli bir hemşehrimiz. SİDER’i bir hemşehri derneği olmaktan öte sivil toplum kuruluşu haline getirmek için ciddi mücadeleler verdi. Ancak aydın candabakoğlubütün bunlar bir kişinin veya birkaç kişinin bir araya gelmesiyle başarılacak şeyler değil. Topyekün destek olunması gerekiyor. Ne yazık ki o destek kendisine verilmedi. Şuanda da işin doğrusunu istiyorsanız biz de aynı sıkıntılarla karşı karşıyayız. Fahri ağabeyin çektiği sıkıntıları göz önünde bulundurarak SİDER’i tabana yayma çabası içerisindeyiz. Dernek birkaç kişinin omuzlarında değil, bütün hemşehrilerimizin az ya da çok ama Siirtlilik bilinci içerisinde sahiplenilmeli. Belki hayal gibi gözükebilir ama hedefimiz 10 bin üyeye sahip en büyük STK haline gelebilmektir. Şu düşünceyi hâkim kılmaya çalışıyoruz; üyelerimiz ister 5 lira ister bin lira versin miktar hiç önemli değil. Önemli olan şey herkesin maddi-manevi desteğini temin edebilmektir. Sadece maddi destek istemiyoruz. Manevi desteğe de ihtiyaç duyuyoruz. Manevi derken şunu kastediyorum; derneğe gelip otursunlar, sohbet yapsınlar, dertlerini paylaşsınlar, çaylarını, kahvelerini içsinler. Fikir bazında da olsa desteklerini esirgemesinler. Biz bunu yapabildiğimiz gün Türkiye’nin en büyük STK’sı olacağız.

Güzel: Siirtli derneklerimizin kimilerinde bir kapris var. Kendi eksikliklerimizi görmeyen bizler, başkalarının eksikliklerine projektörle bakıyoruz. Fahri ağabey döneminde Siirt dernekleri bir araya getirilmeye çalışıldı ama tam anlamıyla başarılamadı. Nedir bizdeki bu çekememezlik?

Candabakoğlu: Bir kurumu veya kişiyi eleştirme hakkına sahip olabilmek için her şeyden önce eleştiri yapanlar önce kendilerine baksınlar. ‘Benim eksiğim ne, ben ne yaptım, ne istiyorum?’ demesi lazım. Almadan vermek Allah’a mahsustur. Bugün Türkiye’de veya Dünya’da kaynak yaratılmadan hiç kimse, hiçbir kurum ve hatta hiçbir devlet icraat yapamaz. Türkiye’nin kasasında parası yoksa vatandaşına nasıl hizmet edebilir. Derneklerin de bundan farkı yok. Daha küçük çaplıdır ama ülke yönetiminden anlayış olarak hiçbir farkı bulunmuyor. Önce kaynak olacak, destek bulacak ve ondan sonra talepler karşılanabilecek. Geçen sene 5-6 öğrenciye burs verdik. Şu an önümüzde 100’ü aşkın burs talebi var. Bu talepleri nasıl karşılayacağımız konusunda gerçekten sıkıntılı bir arayış içerisindeyiz. Çünkü mevcut bütçemizle bu bursları karşılamamız mümkün değil.

Derneğe üye olmak ve üye olduktan sonra da aidatlarını ödemek bir hemşehrilik bilincidir. Bu bir sorumluluk meselesidir. Sorumluluğu her insan kendinde hissetmesi gerekiyor. Biz bu anlayışı yaygınlaştırmaya, ayakta tutmaya çalışıyoruz. Sorunuza dönecek olursak; bir kişi veya topluluk herhangi bir talepte bulunacaksa biraz da kendisine dönüp “ben ne katkı sağladımki?” diye sorması da gerekir. İyi niyet, azim, beceri bazen yeterli olmuyor. Bu bir takım oyunudur. O takım da bütün hemşehrilerimizdir.

Güzel: Emirgan Sohbetleri’niz iyi başladı ve tatil nedeniyle ara verdiniz. Tekrardan başlayacaksınız sanırım. O sohbet toplantılarındaki konuşmacılarda siyaset ve iş dünyası hakim görünüyor. Kültür, Sanat gibi alanlarda da çok değerli büyüklerimiz bulunuyor.

Candabakoğlu: 3 toplantı yaptık. İlk toplantıda derneğimizin kurucu başkanı ve halen Perpa Yönetim kurulu Başkanı Mithat Yümlü konuşmacımızdı. Üyelerimizin yanı sıra hemşehrilerimizden ulaşabildiğimiz herkese davet yolladık. Gerek ilk gerekse sonraki toplantılarda hiçbir ayırım yapmaksızın, iş dünyasından, kültür dünyasından, Kadınlar Pazarı esnafından ve hatta işsiz olan hemşehrilerimizden katılanlar oldu. Davetlerimizde hiçbir zaman kartvizit veya sınıf ayrımı yapmadık. İkinci toplantımızın konuşmacısı yine değerli bir hemşehrimiz olan Devlet eski Bakanı Mehmet Salih Yıldırım konuşmacı olarak teşrif etti. Türkiye’nin en önemli meselesi olan Kürt meselesinin çözümü konusunda ayrıntılı ve verimli bir toplantı yaptık. Üçüncü toplantımızdaki konuşmacımız yine değerli hemşehrimiz Ereğli ve Bakırköy Belediyesi eski başkanlarından, Türkiye’nin ilk Çevre Bakanı olan Ali Talip Özdemir şehircilik konusunda verimli bir konuşma yaptı. O toplantımızda da her kesimden hemşehrimiz katılarak istifade ettiler. İlk toplantımızın masraflarını dernek olarak biz karşıladık. Fakat katılımcılar arasındaki genel temayül kendi yemek parasını ödeme konusundaydı. Bunun üzerine 2 ve 3.toplantılarda katılımcıların gönüllü olarak parasını ödemek isteyenler ödedi, ödemeyenlerin ise parasını dernek üstlendi.

Güzel: Siirtliler.Net olarak yakından takip ettik bu toplantıları. Oldukça verimli olduğu kadar heyecan vericiydi aynı zamanda. Sitemizden haberlerinizi okuyanlardan şehir dışında olan birçok hemşehrimiz ‘keşke katılabilseydik’ şeklinde olumlu tepkilerini dile getirdiler. Bu sohbet toplantılarında neyi amaçlıyordunuz?

Candabakoğlu: Her şeyden önce hemşehrilerimizin uzun bir aradan sonra tekrar bir araya gelmesi, tanışması ve dernek çalışmalarına Siirtlilik bilinci içerisinde ivme kazandırılmasını amaçladık. Türkiye’nin meseleleri konusunda başarılı olan hemşehrilerimizin tecrübelerinden herkesin yararlanmasını istedik.

Güzel: Genel olarak olumlu tepkiler aldınız. Sitemize gelen yorumların büyük çoğunluğu takdir ediciydi. Çok az bir okuyucu yorumunda ise eleştiri vardı. Toplantılarla ilgili tepkileri nasıl karşılıyorsunuz?

Candabakoğlu: Herkesin beklentisi farklı olabilir. Bu toplantıları yaparken hiçbir ekonomik veya siyasi kaygı gütmeden, ayırım yapmadan tamamen halisane duygularla hemşehrilerimizi nezih bir ortamda bir araya getirmeyi amaçladık. Tabi herkesin beklentisi farklı olduğu için büyük çoğunluğun takdir ifade eden tepkilerinin yanı sıra belki de bilgi yetersizliğinden olsa gerek bazı hemşehrilerimizin olumsuz tepkilerini de aldık. Siirtliler.Net sitenizde yer alan bazı yorumlarda toplantılarımızın sadece zenginlerin kendilerini eğlendirmek amacıyla yapıldığı belirtiliyordu. Bu tarz haksız ve insafsız eleştiriler de oldu.

Güzel: Emirgan Sohbetleri’nin ikinci bir adımı var mı? Örneğin bir federasyon kurma girişiminin ön çalışmasımıdır bu?

Candabakoğlu: Derneği aldığımızda ilk hedefimiz derneğimizin düşmüş olan tabelasını tekrar hak ettiği yüksekliğe taşımaktı. Hemen girişimlerimizi yaptık ve hemşehrilerimizin yoğun olarak yaşadığı Fatih Kıztaşı caddesindeki Soysal ailesine ait binanın çatısının düzenlenmesiyle ilgili imkânlarımızı zorladık. Buranın oturulabilir bir daire haline gelmesi için 70 bin lira civarında harcamamız oldu. Dairemizin yapımı aşamasında manevi destekleri dolayısıyla milletvekillerimiz Sayın Yılmaz Helvacıoğlu ve Sayın Çetin Soysal ile Fatih Belediye Başkanı Sayın Mustafa Demir’e teşekkürü borç biliyoruz. Şu anda çok şükür uzaktan da olsa deniz manzaralı, en az 100 kişinin rahatlıkla oturabileceği, yönetim odası, mutfağı olan bir dairemiz oldu. 5 yıl kullanım hakkını aldık. Tabelamızı da astık.

Tabi siz henüz ayakta değilseniz başkalarını yanınızda göremez, işbirliği yapmasını isteyemezsiniz. Biz öncelikle SİDER’i var ettik. Ondan sonra diğer kentlerdeki ve İstanbul’daki hemşehrilerimizin kurmuş oldukları dernek ve vakıflarla işbirliği yoluna gittik. Tillolular, Eruhlular, Halenze, Fersaf, Avcılar, Pervari, Şirvan, Yalova, Kocaeli, Ankara derneklerimizle iletişim kurduk. Genel kurullarına mesaj gönderip başarı dileklerimizi aktardık ve kendi toplantılarımıza bu derneklerimizin katılımını sağladık. SİDER’in tarihinde belki ilk oluyor bunlar. Nitekim İstanbul Valisi sayın Hüseyin Avni Mutlu’nun katıldığı iftar yemeğimizde yukarıda isimlerinden bahsettiğim derneklerimizin yöneticilerinin katılımını sağladık. Bu zaten federasyona giden yolda atılmış iyi niyetli bir adımdır. Birlikten güç doğar. Biz bu birliği sağlayarak inşallah Siirtlilerin güçlenmesi yolunda üzerimize düşeni yapacağız.

Güzel: Siirtliler Federasyonu ile ilgili genel bir kanaat oluştu. Bu konuda İstanbul, Siirt ve diğer tüm vilayetlerimizde federasyonun kurulması yönünde ve hatta bu işin öncülüğünü İstanbul SİDER’in yapması gerektiği yönünde bir beklenti var. Kurulmalımıdır sizce de bu federasyon?

Candabakoğlu: Siirtliler.Net olarak gerek haberlerinizde gerekse Eyüp Güzel olarak kendi köşe yazılarınızda bu fikri önemle vurguluyorsunuz. Gündemde tuttuğunuz federasyon fikri mutlaka gerçekleştirilmesi gereken bir olgudur. Bunu hayata mutlaka geçirmek gerekiyor. İstatistiklere baktığımızda şu an Siirt’te yaşayan Siirtlilerden çok hemşehrimiz Türkiye’nin dört bir yanında ikamet etmektedir. Hemşehricilik asla bölücülük değildir. Hemşehricilik bir dayanışmadır. aydın candabakoğluCenab-ı Allah’ın bize emri de önce akrabalarına, yakınlarına, komşularına sahip çıkmamız gerektiği yönündedir. Biz SİDER olarak bir ağabey rolünden çok Türkiye’nin en büyük kentinde faaliyet gösteren bir dernek olarak Türkiye’nin diğer kesimlerinde kurulu bulunan Siirt dernekleriyle ilişkimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bunun yasal bir zemine oturması konusunda üzerimize düşen ne varsa yapmaya çalışacağız. Ama dediğim gibi önce SİDER’in güçlenmesi gerekiyor. Resmen bir federasyon kuruluşundan önce kalplerde birlikteliği şu an yansıtmaya, tesis etmeye çalışıyoruz. Bu ruh yeşermeye başlamıştır.

Güzel: Emirgan Sohbetleri devam edecek mi?

Candabakoğlu: Evet ama artık Emirgan’da değil. Fatih Kıztaşı’ndaki dernek binamızda ‘Sider Sohbetleri’ adıyla yine eskisi gibi ayda 1 kez sürdürmeye devam edeceğiz. Tatil ve Ramazan ayı nedeniyle ara verdiğimiz bu aylık toplantımızın dördüncüsü 25 Kasım’da Fatih’deki derneğimizde gerçekleşecektir. 25 Kasım’daki ayın konuşmacısı ise değerli işadamlarımızdan Ethem Sancak olacaktır.

Güzel: Biraz da derneğinizin son 1 yıllık çalışmalarından bahseder misiniz?

Candabakoğlu: Yönetimi devraldıktan sonra ilk işimiz kendimize ait bir mekâna geçmek oldu. Çok şükür bugün bir tabelamız ve mekânımız mevcut. Sandalyeleri, koltukları, klimaları, masaları, projeksiyon makinası, televizyonuyla alt yapımız hazır. Üyelerimiz ve üye olmayan hemşehrilerimiz istedikleri gün ve saatte derneğe gelip gazetelerini okuyabilir, kütüphanemizdeki kitaplardan yararlanabilir, çayını kahvesini içebilirler. Görevli bir personelimiz sürekli dernekte duruyor. Sider.org.tr adlı internet sitemiz aktif durumda. Hemşehrilerimizin vefat ve toplantı gibi durumlarını aktardığımız toplu SMS hizmetimiz devam ediyor. Ayrıca bu yıl Siirt’teki 75.Yıl İlköğretim Okulu’ndaki bilgisayar sınıfının tefrişi konusunda değerli hemşehrimiz Ali Talip Özdemir’in katkılarıyla kollu sandalyeler, projeksiyon makinası ve bilgisayarını dernek olarak temin ettik. Siirt’te bir okulumuzdaki genç kardeşlerimizin daha iyi bir eğitim görebilmelerinin adımını atabildiysek ne mutlu bize.

Bunların yanı sıra geçen öğretim yılında üçü üniversite olmak üzere 5 öğrenciye karşılıksız olarak dönem boyunca burs verdik. Burslara katkı konusunda hemşehrilerimizin desteğini bekliyoruz. Şu an 100’ü aşkın burs talebi var. Ancak ne yazık ki kaynak sağlama konusunda sıkıntılıyız. Yeri gelmişken derneğimizin banka hesabını bildireyim. IBAN NUMARASI:…TR43 0006 4000 0011 1400 7075 59.

Bu yıl çalışmalarımız arasında dayanışma amacıyla 100’e yakın hemşehrimizin eşleriyle katıldığı bir gece tertipledik. İlimizin kültürünü paylaştığımız 3 kez de TRT-Şeş’te düzenlenen programlara katıldık.

Yine derneğimizin bir faaliyeti olarak bu sene başlarında ilimiz Siirt’te meydana gelen ve bütün Siirtlilerin içinde derin yaralar açan genç bir kıza tasallut edilmesi hadisesinde üzerimize düşeni yaptık. İlk tepki mesajını yayınladık. Bu çirkin olayı kınarken bunun asla bütün Siirtlilere maledilmemesi gerektiği konusuna dikkat çektik. Haddini aşan ve Siirtlileri karalayan Hürriyet yazarı Ahmet Hakan ile Sabah yazarı Ayşe Özyılmazel’in yazılarıyla ilgili düzeltme yapmaları kendilerinden istendi. O yazarlar gerekli hassasiyeti göstermeyince İstanbul SİDER olarak Basın Konseyi’ne başvurduk. Basın Konseyi, SİDER’in başvurusunu değerlendirdi ve bizi haklı buldu. Hürriyet yazarı Ahmet Coşkun’a uyarı, Sabah yazarı Ayşe Özyılmazel’e de kınama cezası verildi. Bu da SİDER’in girişimiyle sağlanmış, Türk medyasında Siirtlileri karalayan yazarlara önemli bir ders oldu. Nitekim Basın Konseyi’nin kararından sonra Ahmet Hakan, Siirtlilerden özür dileyen bir yazıyı kaleme almak zorunda kaldı.

Güzel: İstanbul SİDER’in kongresi ne zaman olacak ve siz aday olacak mısınız?

Candabakoğlu: Bu görevi alırken ben zaten aday olmadım. Mecburiyet karşısında almak zorunda kaldım. Dernek ya kapatılacak ya da birileri bu hamallığı üstlenecekti. Hayatımın hiçbir döneminde hiçbir görevi talip olmadım. Yine talip değilim. Henüz 6 aylık bir süreç var. Bu süreci tamamlamak durumundayız. Hayatımda aldığım hiçbir işi yarım bırakmadım. Ben her an görevi bırakmaya hazırım. Yeter ki bu tabela yere düşmesin.

Güzel: Sorulacak aslında daha çok sorular var. Keyifli bir söyleşi oldu. Teşekkür ediyorum vakit ayırdığınız için. Sayın Başkan, son olarak tek bir cümle istesek, ne söylemek istersiniz?

Candabakoğlu: Ben size teşekkür ediyorum. Son söz olarak şunu belirtmek istiyorum; Bu dernek Ali’nin, Veli’nin,  kimsenin değil Siirtlilerin Derneğidir.

Bu haber toplam 5154 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!