1. HABERLER

  2. SİİRT

  3. Şeyh Muhammed el-Hazîn
Şeyh Muhammed el-Hazîn

Şeyh Muhammed el-Hazîn

Şeyh Hazin’in evlatlarından Şeyh Şerafeddin, I.Dünya Savaşı sırasında maiyetindeki üç bin kişilik milis kuvvetlerle Ruslara karşı savaşmış, vatan müdafaasında aktif rol almıştır

A+A-

Şeyh Muhammed el-Hazîn

Osmanlı’nın son döneminde Anadolu’da yetişen evliyalardan biridir. Dünya Müslümanlarının Efendisi Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in torunlarından Hz.Hasan’ın soyundan geldiği için “Şerif”tir. Hicri 1231/Miladi 1816 yılında Siirt’in Fersaf köyünde dünyaya geldi.

 

SİİRT’E GELİŞLERİ

 

Miladi 1258’de Bağdat’ın Moğollar tarafından istilası üzerine Şeyh Muhammed el-Hazin’in ataları Siirt’in Fersaf köyüne yerleştiler. Aynı tarihlerde Abbasi soyundan olanlar Tillo’ya yerleştiler. Tillo’daki İsmail Fakirullah Hz.leri Abbasi soyundan gelen ailenin son büyüklerindendir.

 

ÜNİVERSİTE TAHSİLİ

 

8 yaşındayken Kur’an-ı Kerim’i hıfzetti. Babası Şeyh Musa Efendi, yüksek öğrenimini tamamlaması için kendisini Fersaf’tan Siirt’e götürdü. Rektörlüğünü (Baş Müderris) dönemin büyük ilim erbabı Molla Halil Efendi’nin yapmış olduğu Hamid Ağa Medresesi’ne genç Muhammed’i kaydetti. Bilindiği üzere medreseler o tarihlerin üniversiteleri idi. Rektör Molla Halil Efendi, sahabeden Hz.Ömer’in otuzuncu göbek torunlarındandır.

 

Molla Halil el-Ömeri’nin rektörlüğünü yaptığı üniversitede (medresede) yüksek tahsiline başlayan genç Muhammed ilk başlarda üniversitedeki diğer hocalardan derslerini almaya başladı. Ancak, üniversite rektörü Molla Halil’in dikkatini çeker ve bizzat kendisinden ders almaya başlar. Üniversite talebesi olan Şeyh Muhammed el-Hazin, 14 yıl boyunca Molla Halil’in rahle-i tedrisinde yüksek öğrenimini tamamlar.

 

YÜKSEK LİSANS, DOKTORA İÇİN YURT DIŞINA ÇIKIŞI

 

Yüksek Öğrenim tahsilini Siirt Hamid Ağa Üniversitesi’nde üstün başarıyla tamamlayarak mezun olan genç el-Hazin, Mardin’e gider ve Kasım Padişah Medresesi’nde (Kasımiye Medresesi) iki yıllık yeni bir öğrenime başlar ve buradan da mezun olur. Zahir ilimlerde üstün başarılarının ardından ruh olgunluğu ve maneviyatını daha da güçlendirmek için Irak’a gitti ve Bağdat’ta kaldı. Sonra tekrar memleketi Siirt’e döndü. Daha sonra Irak’a tekrar giderek Halepçe’de kaldı ve tasavvuf icazetnamesini de alarak Siirt, Fersaf’a geri döndü.

 

EĞİTİM KALİTESİ, BÖLGE ÂLİMLERİNİN DİKKATİNİ ÇEKTİ

 

O artık genç bir üniversite öğrencisi değil, zahir ve batın ilimlerde üst mertebelere ulaşmış Şeyh Muhammed el-Hazin idi. Fersaf’a döndüğünde sene 1844 idi. Eğitim çalışmalarına başlayarak kurduğu medresede yüzlerce talebe yetiştirdi. Öğrencilerine verdiği eğitim çalışmalarının yanı sıra onlara Allah korkusu ve sevgisini de aşılamaya özen gösteriyordu. Çok geçmeden vermiş olduğu eğitimin kalitesi ve yetiştirdiği öğrencilerin belirgin başarıları bölgedeki birçok eğitimcilerin/âlimlerin dikkatini çekmiş ve saygınlık kazanmaya başlamıştı. Birçok öğretim görevlisi kendisini ziyaret ederek ilminden istifade etmeye çalıştılar.

 

II.Sultan Mahmud Han, Sultan Abdulmecid Han ve II.Abdulhamid Han dönemlerini yaşayan Şeyh Muhammed el-Hazin’in on iki oğlu da babaları gibi birer eğitimci (alim) olarak yine Fersaf ve yakın bölgesinde yetişmişlerdir.

 

Doğduğu Fersaf köyünde, h.1309 / m.1892 yılında vefat eden Şeyh Hazin, doğduğu köyde sağlığındayken vasiyet ettiği yere defnedilmiştir. Burası, “beni buraya defnediniz. Çünkü Halid bin Valid’in Siirt’i fethettiği sırada çadırını buraya kurmuştur” dediği yer idi. Vefatından bir yıl sonra defnedildiği yerde türbesinin inşaatı sırasında temel hafriyatında kıvırcık saçlı bir şehid ile ona ait yay ve oklar bulunmuştur.

 

ÇOCUKLARI VE TORUNLARI BÖLGEDE KAN DÖKÜLMESİNİ ENGELLEDİLER

 

Fersaf’ta bulunan “Aydın” soyisimli aile Şeyh Hazin’in soyundan gelmektedir. Bu soydan birçok değerli alim yetişmiştir. Şeyh Hazin’in oğullarından Şeyh Fahreddin, Şeyh Muhiddin, Şeyh Abdullah ve Şeyh Şerafeddin olmak üzere bütün çocukları ve günümüzde yaşayan torunları aynı geleneği sürdürmüşlerdir. Bilhassa, Şeyh Zeynel Abidin, Şeyh Muhammed Kazım ve Şeyh Takyeddin onlarca yıl talebe yetiştirmiş, Allah sevgisi ve korkusunu anlatmaya çalışmışlardır. Eğitim ve terbiye çalışmalarının yanı sıra Anadolu’nun birçok kentinde aileler, aşiretler arasında meydana gelen husumetlerde arabuluculuk görevini üstlenerek kan dökülmelerini engellemişlerdir.

 

OĞULLARI RUSLARA KARŞI SAVAŞTI

 

Şeyh Hazin’in evlatlarından Şeyh Şerafeddin, I.Dünya Savaşı sırasında maiyetindeki üç bin kişilik milis kuvvetlerle Ruslara karşı savaşmış, vatan müdafaasında aktif rol almıştır. Bu sayede Rusların Bitlis’i geçmeleri engellenmiştir.

 

Kaynak: Siirtliler.Net Gazetesi Kasım sayısı

Bu haber toplam 18674 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!