1. HABERLER

  2. ÜLKE

  3. Pervari’deki çatışmaya en anlamlı mesaj yine Pervari’den geldi
Pervari’deki çatışmaya en anlamlı mesaj yine Pervari’den geldi

Pervari’deki çatışmaya en anlamlı mesaj yine Pervari’den geldi

Pervari’de önceki gün çıkan ve 12 teröristin ölü ele geçirildiği çatışmada 5 askerin şehit olmasının ardından yurdun çeşitli yerlerinde terör lanetlenmişti. Ancak en anlamlı mesaj çatışmanın yaşandığı Pervari’den geldi.

A+A-

Siirt Merkez’deki kısa adı PEDER olan Pervarililer Derneği başkanı İnan Özcan, çatışmanın ardından Siirtliler.Net’e yaptığı açıklamalar toplumun her kesimi tarafından üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken önemli tespitler içeriyor.

İşte Özcan’ın Siirtliler.Net sitesinin yayın yönetmeni Eyüp Güzel’e yaptığı o açılamalar;

inan özcan

Yıllardır süregelen bu soruna karşı tedbir amaçlı yapılan çalışmaların fayda vermediği bugün atılmakta olan adımlarla daha iyi anlaşılıyor. Son yaşanan olaylar kamuoyunda bazı tartışmalara sebep oldu. Daha önce hiç görüşülemeyen konular bugün ülkemizde rahatlıkla konuşulabiliyor. Bu önemli bir gelişmedir. Ancak siyasilerimiz netice vermesi için tartışılan konularda irade göstermiyor.

HALKA RAĞMEN POLİTİKA YAPMA DÖNEMİ İFLAS ETMİŞTİR

Televizyonlarda Kürt halkı var mıdır? Yok mudur? Tartışmasını yapanlar bugünkü olaylarda sorumluluk altında olduklarını bilmeliler. Ortada sosyolojik bir gerçek varken bunları hala görmezden gelmek topluma fayda getirmiyor. Bugüne kadar halka rağmen politikalar yapılıyordu ve bunu da sözüm ona halk için yapıyorlardı. Ama bugün bu durum iflas etmiştir. Farklı bir şey söyleyeceğim ama Türkiye, başörtülü vatandaşlarıyla barışmadıkça Kürtlerle de asla barışamaz. Çünkü bu durum devletin kendi vatandaşına karşı duruşunu sergiliyor. Kimse başörtüsüyle ne ilgisi var dememelidir. Çünkü başörtülü vatandaşına ikinci sınıf insan muamelesi yapmak vatandaşınıza karşı nasıl durduğunuzu, tavrınızı ve niyetinizi gösteren bir işarettir.

Sorunun çözümü uzadıkça Türkiye’de yaşayan halk arasındaki mesafe gittikçe açılıyor. İnternet sitelerinde haberlerin altına yapılan yorumlar bunun bir işaretidir.

inan özcan pervarililer derneği

Özcan, Demokratik Açılım ile ilgili de şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’nin önündeki tek seçenek Demokratik Açılım’dır”

Bu halkı birbirinden ayırmak zahmetli bir iştir, zordur. Ama yapılan politikalar bunun zeminini hazırlıyor. Esas sorun devletin Kürt sorununa yaklaşımı değil, kendi halkına yaklaşımıdır. Türkiye’nin önündeki tek seçenek Demokratik Açılım’dır diyebiliriz. Önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde Türkiye’nin önünde iki seçenek var. Ya topraklarının yarısını kaybeder ya da iki misline çıkarır. Bu tamamen devletin kendi halkına yaklaşımıyla şekillenecek bir sonuçtur. Zaman kaybedilmemesi gerekiyor çünkü Ortadoğu hareketli bir coğrafyadır.

Yapılması gerekenler niçin ortaya konulmuyor? Şeklindeki sorumuza Özcan şu yanıtı verdi:

Liderler siyasi kaygılardan yapılması gerekenleri ortaya koyamıyorlar. Tarihin onlara yüklemiş oldukları sorumlulukları yerine getirmiyorlar. Bu sürecin uzun sürmesinin nedeni budur. Bir şehit cenazesi 10 binlerce insanı bir araya toplayabiliyorken yılladır süregelen bu çatışma ortamı bugün 3-4 tane siyasimizi bir masa etrafında toparlayamıyor. Memleket kan ağlarken ülke yöneticilerinin “davetmi-ziyaretmi” polemiğini yaşamalarını işin ciddiyetine karşı durdukları mesafenin bir göstergesi olarak görüyoruz ve bunu kınıyoruz. Bu kadar acı yaşanırken işin nasıl ifade edildiğiyle ilgili ufak hesaplar peşinde koşmaları milleti ne derece umursadıklarını gösteriyor.

Geçenlerde Emine Ayna’nın “Kenan Evren bugün yargılansa ne olacak ki?” şeklinde bir ifadesini okumuştum. Ayna’nın konuyu sadece şekilciliğe dökmesi sözüm ona haklarını savunduğunu iddia ettiği Kürt halkına fayda getirecek bir yaklaşım kesinlikle değildir. Ayrıca BDP sadece Kürtlerin haklarını savunarak değil, Türkiye’deki herkesin haklarını savunucu ifadeler kullanırsa daha faydalı sonuçlar ortaya koyabilir. BDP’nin söylediği doğru bir şey bile sırf belli bir bölgeye yönelik kullandığı için diğer insanların şüpheyle bakmasına sebep oluyor.

Konumuzun aslına dönecek olursak Devlet artık bütün halkı kucaklayacak bir duruş sergilemesi lazım. Başörtülü, alevi, Müslüman, gayri Müslim ayrımı yapmadan herkesi kucaklamalıdır. Devlet bu duruma gelmelidir. Yok eğer gelmezse yaşanacak olaylar bizi zaten oraya çekiyor.

Bu olda lütfen düşünerek yol alalım, acıları yaşayarak değil. Acıları yaşamadan, aklıselim bir şekilde gerçekçi, sağlıklı çözüm politikaları üretilsin. Yok olmazsa daha yaşayacak çok acılarımız var önümüzde.

İhtiyaç duyduğumuz şey sadece açılım değildir, aynı zamanda ciddi atılımlardır. İyileştirici çalışmalar geç yapıldığı için beklenen fayda da geç kazanılıyor. Mesela TRT Şeş, 20 yıl önce kurulsaydı, bugün verilen şeyler 20 yıl önce verilmiş olsaydı belki birçok acı yaşanmayacaktı. İllaki acıları yaşamak zorunda kalmayalım.

Bu haber toplam 3682 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!