1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Nurettin Kebapçı ile sohbet
Nurettin Kebapçı ile sohbet

Nurettin Kebapçı ile sohbet

Bugün adına Paralel Yapı denilen ve Türkiye’nin önemli bir sorunu olan eski adıyla Hizmet Hareketi’nin Siirt’teki 30 yıla yakın bir süredir emektarlarından olan Nurettin Kebapçı, Siirtliler.Net’e konuştu.

A+A-
1985’te üniversite ikinci sınıf öğrencisiyken Hizmet Hareketi’ni tanıdı. Çocukluğundan itibaren ülke ve dünya meselelerini takip etme gibi bir özelliği bulunduğunu ifade ediyor. 1985 yılında tanıştığı Hizmet Hareketi’nde neredeyse 30 yıla yakın süredir bir hizmet eri olarak çalıştı. Hizmet Hareketi’nin son 1,5 yıl öncesine kadar istisnasız her ferdinin kendisine “ağabey” dediği Nurettin Kebapçı, son 1,5 yıldır çeşitli etiketlerle yaftalanmaya başladı kendisine “ağabey” diyenlerin önemli bir kısmı tarafından. Yani, anlayacağınız eleştirmeye, “ne yapıyoruz biz?” demeye başlayınca deyim doğruysa aforoz edildi.
 
Hizmet Hareketi’nin bambaşka bir hal almaya başladığını söyleyen Nurettin Kebapçı ile Siirtliler.Net olarak önceden randevulaştığımız üzere samimi bir sohbete koyulduk. Bir süredir Siirtliler.Net haberlerine kendi ad-soyadıyla yorumlar yaparak mesajlar veren Nurettin Kebapçı’nın önemli bir okuyucu kitlesi bulunan Siirtliler.Net üzerinden kamuoyuna vereceği çok daha özel ve önemli mesajlar olduğuna inanarak kendisini dinlemeye başladık.
 
İşte Nurettin Kebapçı ile sohbetimiz sırasında Siirtliler.Net Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Güzel ile paylaştığı faydalı, düşündürücü ve bilgilendirici o notlardan bazıları:
 
Satırları Nurettin Kebapçı’ya bırakıyoruz;
 
Bir hizmet eri olarak çalıştığımı söyleyemem ancak elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştığımı söyleyebilirim. 1980 öncesi olaylarda 5000 gencimiz sokak olaylarında ölmüş, bu ülkede çok  büyük acılar yaşanmış çok şiddetli bir darbe olmuştu. İnsanımız kavgalardan bıkmış, Barış, huzur ve sevgi arıyordu. Bütün Türkiye’nin aradığını  üniversite 2.sınıfta okurken hizmet hareketini tanıyınca buldum dedim.
 
BU HAREKET ÇOK GÜZEL ÖZELLİKLERLE BÜYÜMÜŞTÜ
 
Bu hizmetin en dikkat çekici özellikleri; Sınırsız hoşgörü, muhabbet ve sevgi fedaileri olmak, akıl ve istişare, Dövene elsiz, sövene dilsiz, Herkese Mülayemet ve suhuletle davranmak, ne olursa olsun yılanlarla ve çıyanlarla bile geçinebilen insanlar olmak ve böyle insanlar yetiştirmek  temel felsefeydi. Siirt’te hizmet hareketini ilk başlatan ve Siirt’in ilk ağabeyi Mustafa Tuncel ile tanıştım. Kendisi yanılmıyorsam Siirt’e 1984’te gelmişti. Ancak gerçek bir gönül eri ve sevgi kahramanıydı. Hastalar için yada bir müşkil durumu olanlar  için gidip onun duasını almaya çalışırdık. Ondan çok etkilenmiştim. Daha sonraki yıllarda onun gibi evliya olduğuna inandığım çok abi ve kardeş tanıdık. Siirt’teki ilk sohbetler benim ve rahmetli Zihni Altuncu’nun evinde başlamıştı.
 
Hizmette her icraat istişare edilir, tartışılır, herkesin fikri alınır, akli ve mantıki izahlar yapılır ve hep beraber karar alınırdı. Bu ve benzer güzel özellikler bütün Türkiye’nin desteğini, sempatisini ve sevgisini bu cemaate celbetti. Sadece biz değil, Türkiye ve hatta Dünya’daki herkes bu vasıflardan etkinlenmişti. Bütün ülke bu hareketi Dünyanın en güzel İslami hizmeti olarak görüyordu ve bu özelliklerinden dolayı sayılar muazzam bir şekilde katlanıyor ve milyonlara ulaşıyordu. 29 yıldır yukarıdaki özelliklerde insanlar yetiştirmeyi vadettiği için hizmet ettik bu hareketin içerisinde.
 
HAKİM, SAVCI, POLİS VE ÖĞRETMEN YETİŞTİRDİK
 
Az önce özelliklerini sıraladığım  güzel vasıflara sahip kul hakkı yemeyen, zulmetmeyen, haksızlık yapmayan, dürüst, çalışkan;  Hakim, Savcı, Öğretmen, Polis veya diğer meslek gruplarında insanlar yetiştirmek istedik.
 
HOCAEFENDİ'Yİ YANILMAZ DÜŞÜNMEK BÜYÜK BİR HATA
 
Söylemeden edemeyeceğim fakat böylesine devasa büyüyen yapılar farklı ülkelerin istihbarat kuruluşlarının dikkatlerinden kaçmazlar. Öyle sanıyorum ki, bu hareketin içerisine çok değişik insanlar sızdı, hocaefendiyi yanılttı ve hiçbir zaman bizim işimiz ve davranışımız olamayacak hareketler yaptırıldı. Arkadaşlarımız kızmasın Hoca efendi nasıl yanıltılır diyecekler. Kainatın efendisinin yanına münafıklar sızmamış mıydı. Kendisine sorulan bazı sorular karşısında ‘’Cebrail (A.s) bana bildirmese ben de bilemem, ben de sizin gibi bir kulum demiyor muydu’’ 
 
O halde aşağıdaki arkadaşlar şunu demeli ‘’ Hocam size saygımız sonsuz ama galiba birileri size yanlış bilgi getiriyor, lütfen bu yaptıklarımızı tekrar gözden geçirmeliyiz’’ demeli diye düşünüyorum. Biliyorum bu söylemim karşısında yine yaftalamalar ve hakaretler edilecek. Arkadaşların canı sağ olsun. Ama lütfen kızmadan, düşünerek, hakkın hatırı için bu yaptıklarımız bizim yolumuz mu diye bir düşünsünler. 
 
 
Not: Nurettin Kebapçı ile gerçekleştirdiğimiz sohbetin ikinci bölümünde de birbirenden farklı ve dikkat çekici konuları okuyacaksınız. İkinci bölüm önümüzdeki günlerde yine Siirtliler.Net’te yayınlanacaktır.
 
 
Bu haber toplam 10827 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!