1. HABERLER

  2. ÜLKE

  3. KESK’e bağlı DİVES’ten İsviçre’ye kınama
KESK’e bağlı DİVES’ten İsviçre’ye kınama

KESK’e bağlı DİVES’ten İsviçre’ye kınama

Medeniyetlerin dünya barışı ve dinler arası hoşgörü ve diyalog için mesafe kat ettiği bir süreçte İsviçre’de yaşanan ‘’minare tahammülsüzlüğü’’ bizleri derinden üzmüştür.

A+A-

Medeniyetin beşiği olarak gösterilen böylesi bir ülkede tüm Müslümanlar için hassas olan bir konuyu referanduma götürmesi hiçbir çağdaş norma uymamaktadır. Avrupa’nın ortasında insan hakları sözleşmesine aykırı bir yasak. İsviçre aydınlanmanın gerisine düştü. Demokraside  farklılıklar zenginliktir. Korkularla, demokrasi ve insan hakları güvence altına alınamaz. İnanç ve düşünce özgürlüğü insanın en doğal  hakkıdır. Temel Hak ve Özgürlükler için referandum yapılmaz.Camilere Minare yapımının kökten dincilikle ne alakası vardır.Her İnanç yapılanmasının,Minare,Çan kulesi gibi simgesel bazı görünürlük işaretleri vardır. Bu tür görünürlük işaretleri o ibadetlerinin ayrılmaz parçasıdır. Farklı inançlarının, Kültürlerin ,dillerin ve medeniyetlerin bir arada yaşanması demokrasinin, hoşgörünün ve inanç özgürlüğünün vazgeçilmez esasıdır.  

 

Sayın Başbakan grup toplantısında temel hak ve özgürlükler referanduma götürülemez, doğrudur.ama kendi ülkesinde hala ana dilde eğitim ,ana dilde vaaz önüne yasal engel var. Hala Müslümanların en hassas olan türban sorunu bile çözülmemiş. Kendi ülkesindeki sorunları çözmeden başka ülkeleri eleştirmek ne kadar doğrudur.

İsviçre ve Avrupa’nın bazı ülkelerine sesleniyoruz gündemi bazı sorunlarla meşgul etmeyin. Dünyada ve Ortadoğu da yüzlerce sorun var her gün Afganistan da,Filistin’de , ırakta, Türkiye de yüzlerce insan katlediyor.bu katliamlara karşı seyirci kalmayalım.Türkiye de Kürt sorunu ve Ortadoğu da yaşanan sorunlar demokratik yöntemlerle çözmek gerekirken hala savaş çatışma,operasyon devam etmektedir.

 

 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Lizbon Anlaşması ile insanların inanç özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Bu anlaşmalara rağmen İsviçre’de yapılan bu referandum hem uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve hem de inanç özgürlüğüne vurulan bir darbedir. İsviçre Hükümeti bir an önce yanlışından dönmelidir.

 

Din Özgürlüğü konusu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 18. Maddesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesinde çok açık bir şekilde ifade edilmiştir. Din, dil, inanç insanın onurudur, hiç kimse baskı altına alamaz.

 

Avrupa’nın bazı ülkelerinin imza attıkları Uluslar arası İnsan Hakları Sözleşmelerini bir çok konuda ihlal ettiklerini bu örnekte de görmekteyiz. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 18: Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır. Bu hak, din veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir. Din veya inancını açıklama özgürlüğü, ancak kamu güvenliğinin, kamu düzeninin, genel sağlığın veya ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirlerle ve yasayla sınırlanabilir.

 

Bütün siyasi partiler, dernekler, Sivil Toplum Örgütleri bu konuda sağ duyulu ve samimi hareket etmelidirler. Din insan içindir, insan olmadan din olmaz. Bütün dinlerde herkesin inancıyla özgürce yaşama hakkı vardır. İsviçre’nin bu karardan insan adına , inanç özgürlüğü adına, demokrasi adına, dünyada barışın tesis edilmesi adına hemen vazgeçilmelidir.

 

Artık Yeter, Yirmi Birinci yüzyılda insanın dini, dili ve  inancı inkar edilmesin.

Artık Yeter, Hrant Dink’ler inancından dolayı öldürülmesin.

Artık Yeter, tüm insanların sağlığı güvence altına alınsın.

Artık Yeter Camii Mahyalarına Milliyetçilik söylemler yazılmasın.

 

Bu duygu ve düşüncelerle Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası olarak İsviçre Hükümetini bu yasakçı zihniyetinden dolayı kınıyoruz. Bizim İnanç değerlerimize  dokunmayın.

 

KESK’e Bağlı Sendika DİVES

DİVES MYK Adına

Lokman ÖZDEMİR

DİVES Genel Başkanı

 

Bu haber toplam 1745 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!