1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Katledilen kızların annesi Siirtliler.Net’e konuştu
Katledilen kızların annesi Siirtliler.Net’e konuştu

Katledilen kızların annesi Siirtliler.Net’e konuştu

Siirt’te katledilen genç kızlardan Zeynep ile Nergiz Evin’in annesi Siirtliler.Net’e konuştu.

A+A-

20 Eylül 2011 Salı günü akşamı Siirt Merkez’de teröristlerce uzun namlulu silahlar ve el bombalarıyla saldırıya uğrayan 6 genç kızın haberi Türkiye’yi sarstı. Kızlardan dördü saldırıda yaşamını yitirdi, ikisi hastanede tedavi altında yaşam mücadelesi veriyorlar.

Ölen kızlardan Zeynep Evin ile Nergiz Evin ve hastanede tedavisi süren Nuran Evin üç kardeşler. Genç kızların annesi Esmer Evin’in acısı tarif edilemez. Kızların diğer ablası Zozan Evin ise olaydan sonra kısmi felçle karşı karşıya. Bir eli sürekli titriyor. Hain saldırının ardından Evin ailesinin evleri hiç boş durmadı. Kürt, Türk, Arap bütün komşuları aileyi sürekli teskin etme gayreti içindeler.

ESMER ANNE SİİRTLİLER.NET’İ EVİNDE AĞIRLADI

Yaşamını yitiren ve bir diğeri ise hastanede tedavi altında bulunan Zeynep, Nergiz ve Nuran kardeşlerin annesi Esmer Evin, Siirtliler.Net’i ateşin düştüğü evde ağırladı. Duygu ve düşüncelerini Siirtliler.Net ile paylaşan Esmer Anne bakın neler söyledi?

“Ölümümüz bile beraber olacak derlerdi”

Kızlarım o gün dışarıya çıktılar ve arkadaşlarıyla birlikte toplandılar. Kızım Nergiz, Hatay’da üniversite kazanmıştı ve Beden Öğretmenliği okumak için yola çıkacaktı. Ablası Zeynep, kız kardeşi Nergiz’e telefoncudan bir cep telefonu ve elbiseler almıştı. Marketin önünde toplanıp hepsi birlikte akşam yemeğini dışarıda yiyeceklerdi. Marketin önünde toplandıktan sonra yemek yiyecekleri yere, yani saldırının gerçekleştiği yerdeki ocak başına gittiler. Ocak başının kalabalık olduğunu görünce oradan çıkmışlar. Arabaya bindiklerinde biraz gittikten sonra saldırıya maruz kaldılar. Kızım Nurcan ile arkadaşı Gülcan çok yakın arkadaşlardı. Günün büyük çoğunluğunu beraber geçiriyorlardı. Birbirlerine ‘ölümümüz bile beraber olacak’ diye takılırlardı ve nitekim öyle oldu.

“Asker de, dağdakiler de bizim. Bu savaş bitsin artık!”

Artık barış istiyorum. Kimse ağlamasın. Biz anneler ağlamayalım. Bu ne savaştır böyle kardeş kardeşi öldürüyor. Asker de bizim dağdakiler de bizim. Hepsi Müslüman. Bu ne biçim savaş böyle. Türkün de, Kürdün de, Arabın da annesi artık bir yürüyüş yapsın bu savaş bitsin diye. İki kızım gitti, biri sakat kaldı bir de oğlum daha önceden yine başka bir sebepten dolayı öldürülmüştü.

“Basından muzdaribiz”

Gazeteciler gelip bizlere soru soruyorlar fakat bir bakıyoruz ki bizim söylemediklerimizi yazmışlar veya söylediğimiz şeyleri başka yöne çekerek yazıyorlar. Lütfen doğruları yazsınlar.

“PKK,  benim çocuklarımı niye öldürdü?”

Kızım Zeynep kuaför dükkânı açmıştı ve geçimimizi sağlıyordu. Zeynep benim hem oğlum hem kızımdı. Kardeşlerini çok iyi tutuyordu. Ben çocuklarımı güzel yetiştirdim. Benim çocuklarımı öldürüyorlar. Kimin öldürdüğünü bilmiyorum. PKK gelip benim çocuklarımı niye öldürüyor? Ben PKK’ya ne yaptım? Asker benim çocuğum, yavrumdur. Bir oğlumuz askere gidiyor diğer oğlumuz dağa gidiyor.

“Kürdistan kurulsa ne olur ben mutlu olmadıktan sonra?”

Artık barış olsun. Dünya’da barış gerçekleşsin. Allah’ın rızası için bu barış olsun artık. Ölenlerin hepsi gencecik insanlar. Hepsi bir bir ölüyor. Gencecik fidanlar ölüyor. Kürdistan’ın kurulduğunu farz edin ne yapayım ben onu. 3 tane fidanımı yitirdim. Allah rızası için söyleyin Kürdistan kurulsa bile ben mutlu olmadıktan sonra ne yapayım? Türkiye güllük gülistanlık olsa ben ne yapayım? 2 kızımı kaybettim, diğer kızım Nuran da artık sakat kaldı.

“Türk ve Arap komşularım olaydan sonra yemek yiyemez duruma geldiler”

25 yıldır biz köyden Siirt’e geldik. Arabıyla, Kürdüyle, Türküyle kardeş gibi yaşıyoruz. Her şeyi beraber paylaşıyoruz. Camiyi beraber paylaşıyoruz, ibadetlerimizi birlikte yapıyoruz. Hep beraber hacca gidiyoruz. Müslüman birdir, ayrı olamayız. Kızlarımı kaybettikten sonra Türk ve Arap komşularım o günden sonra yemek yiyemez duruma geldiler. Hep yanımızdalar. Eğer bu ölümlerden ‘bu bizim ölümüz, o onların ölüsü’ diye ayrım yapanın zaten imanı yoktur. Dinde ayrım yok, hepimiz kardeşiz.

Kızım Zeynep çok çalışkan bir kızdı. Ekonomik özgürlüğü vardı. Fakir fukarayı yanında çalıştırıyordu. Haberlerde asker cenazesi gördüğümüz zaman acı duyuyoruz. PKK’nın savaşmasını istemiyorum. Her iki tarafın da savaşmasını istemiyorum. 3 gencecik fidanım gitti. Buna rağmen kimsenin ölmesini artık istemiyorum.

 

Bu özel röportajımız Akşam Gazetesi'nin 29.09.2011 Perşembe tarihli baskısında da yayınlanmıştır.

 

Bu haber toplam 7405 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!