1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. İhsan Süreyya Sırma CNR’de okurlarıyla buluştu
İhsan Süreyya Sırma CNR’de okurlarıyla buluştu

İhsan Süreyya Sırma CNR’de okurlarıyla buluştu

İstanbul Yeşilköy’deki CNR’de üçüncüsü düzenlenen kitap fuarında Tarihçi Yazar Prof.Dr.İhsan Süreyya Sırma “Sen Geldin” isimli kitabıyla imza günü düzenleyerek okurlarıyla buluştu.

A+A-

Üçüncüsü düzenlenen CNR EXPO Yeşilköy’deki fuarda yazarlar okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Yazarlardan birisi de Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.İhsan Süreyya Sırma. Fuara “Sen Geldin” isimli kitabının imza etkinliği için katılan Sırma, Kürtçeye çevrilen kitabını ilk kez okurlarıyla buluştuğunu söyledi.


Şair olmadığına dikkat çeken Sırma, şunları anlattı: “Bir Ramazan ayında Viyana'dayken bir şeyler oldu, Hz. Muhammed Efendimizle ilgili kafiyesi 'Sen geldin' olan iki üç beyit yazdım, sonra baktım ilerliyor. Ramazan ayı bitti, kitap da bitti, sonra adını 'Sen Geldin' koyduk ve bu kitap oldu. İbrahim Sadri de şiiri okudu ve CD halinde yayınlandı. Sonra bir arkadaşım bu şiiri Kürtçeye tercüme etmişti ama düz olduğu için ben beğenmedim ve kendim tercüme ettim.” Kürtçe alfabenin Türkçe gibi iki şekilde yazıldığını söyleyen Sırma, kitabını Kürtçeye Arap harfleri ve Latin harfleriyle karşılıklı olarak iki şekilde yazarak hazırladığını belirti. 

Sırma “Bugün Doğu'da medreseler var, bu medreselerde Peygamber Efendimizin hayatı okutulmuyor, daha ziyade 'alet ilimleri' dediğimiz fıkıh, hadis gibi metinler okutuluyor. Bu sebeple bu kitabı Kürtçeye tercüme ettim ve iki alfabe ile yazdım" diyerek, şunları söyledi: "Kürtçe yayınlarda Mevlit çok var ama Peygamber Efendimizin hayatının bir kısmını anlatır, tamamını anlatan metin pek yok. Bu kitap kendi türünde, Türkçede de, Kürtçede de tektir. Kitabımı bu şekilde hazırlarken maksadım medreselerde Peygamber Efendimizin hayatının okutulmasını sağlamak oldu. Medreselerde Peygamber Efendimizin hayatının okutulmaması bir nakısadır. Bir sempozyumda bunu eleştirdim, bu eksikliği gördüğüm için bu kitabı hazırladım. Türkçe medrese pek kalmadı ama Doğu'da devam ediyor."Medreselerin Cumhuriyet döneminde sıkıntılar yaşadığını dile getiren Sırma, "Mağaralarda tedrisat yapıldı o zaman, ben maalesef okuyamadım medreselerde. Şimdi biraz rahatlık geldi de medreseler yeniden açıldı ve eğitime devam ediyorlar" diye konuştu. Sırma, görev yaptığı Siirt İlahiyat Fakültesine medreselerdeki öğrencilerinden çalışkan olanları seçerek, modern ilimleri de öğrettiklerine değinerek, sonrasında doktora yaptıracaklarını ifade etti. 

"Doğu'da medreselere karşı olanlar var"

Doğu'da medreselere karşı olanların bulunduğunu savunan Sırma, şu düşüncelerini paylaştı:"Kendilerini Kürt halkının temsilcisi gibi söyleyenler gerçekte Kürt halkını temsil etmiyorlar. Mesela, orada siyasi seçilmiş adamların bu medrese kültüründen haberi bile yok. Din ile ilişki hala medreselerde yürüyor. Bir zamanlar Türk medreselerine karşı bir akım olduğu gibi, Doğu'da da var bu, medreseleri istemeyenler, din öğretilmesini istemeyenler var. Halkın ekseriyeti ise medreseleri istiyor ve medreseler devam ediyor. Zaman zaman ben de gidip bu medreselerde Arapça, Türkçe, Kürtçe sohbetler yapıyorum."Sırma, Siirt'te de birkaç medrese bulunduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin batısından ana dili Türkçe olan kişilerin bu medreselere giderek eğitim gördüğünü vurgulayarak, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Bugün medreselere olan ilgi sevindirici bir ilgi, bu ilgiyi gördükçe ben medreselerin eski günlerine kavuşacağına inanıyorum. Bu ülkede bir daha medrese kapatılamaz. Dünya değişti, medya diye bir şey çıktı artık telefonlar var, internet var, medreseler kapatılamaz. O faşizan devlet bir daha gelemez çünkü dünyada bitti bu şeyler, bir daha geleceğine inanmıyorum. Bir daha bu Müslümanların önü kesilemez, bu akım durdurulamaz."  

Bu haber toplam 1640 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!