1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Hasan Paşa Konağında Padişah Kahvaltısı yediniz mi?
Hasan Paşa Konağında Padişah Kahvaltısı yediniz mi?

Hasan Paşa Konağında Padişah Kahvaltısı yediniz mi?

Hafta sonu bazen düşünürüz nereye gidelim, ne yapalım, nasıl yapalım diye. Aslında çevremizde o kadar çok güzellik var ki; bu güzelliklerin tadını çıkarmak için yapmamız gereken sadece birazcık kımıldamak. Yolu, zamanı, güneşi, yağmuru, sıcağı, soğuk hava

A+A-

    

    

    


Hasan Paşa Konağında Padişah Kahvaltısı yediniz mi?

 

Hafta sonu bazen düşünürüz nereye gidelim, ne yapalım, nasıl yapalım diye. Aslında çevremizde o kadar çok güzellik var ki; bu güzelliklerin tadını çıkarmak için yapmamız gereken sadece birazcık kımıldamak. Yolu, zamanı, güneşi, yağmuru, sıcağı, soğuk havayı bahane etmeden yaşamayı ve hayattan zevk almayı öğrenmek için hala geç değil.

 

Sabah kahvaltısı özellikle de hafta sonu yapılan sabah kahvaltıları bazılarımız için vazgeçilmez zevklerden biridir. Kahvaltıda yiyeceklerin çok çeşitli tatlardan oluşması , tazeliği ve doğal olması kahvaltının değerini gösterir. 

 

Diyarbakır’ın tarihi Ulu Camii karşısında bulunan yine tarihi olan Hasan Paşa Konağı’nın büyük kapısından içeri girdiğinizde karşınıza büyük bir iç avlu çıkıyor. Eski taş yapı size bu iç avlu ile “hoş geldiniz” diyor. Konağın büyük kapısının girişinden itibaren kafeteryaların ve hediyelik eşya dükkanlarının çalışanları size hizmet vermek için, sizi dükkanlarına veya kafeteryalarına buyur ediyorlar.

 

Konağın bodrum katlarında dahi kafeteryalar açılmış, geniş iç avlulu binanın her tarafı değerlendirilmiş. Tarihi dokuya çok fazla müdahele olmamış, konak hala orjinalliğini koruyabilmiş durumda.

 

Bakmasını bilen için tarih hala canlı bir gösteri sunuyor bizlere, koklamasını bilen içinde hala tarih kokuyor Hasan Paşa Konağı. Kapıdan içeri girdiğinizde sağ tarafınızda yukarıya doğru merdivenler göreceksiniz, aman çıkmamazlık yapmayın çıkın o taş yapılı dik merdivenlerden yukarı ve Mustafa’nın Kahvaltı Salonunun balkonunda yerinizi alın hemen. Balkon dışında özel odaları da var ve otantik tarzda gayet güzel döşenmiş odalar bunlar ama siz yine de balkonda ısrar edin, eğer şanslıysanız ve mucize eseri olarak Mustafa’nın Kahvaltı Salonu kalabalık değilse.

 

Balkonda tarihi mekanın bahçesine kuşbakışı seyre dalarak kahvaltı etmenin zevki çok başka doğrusu. Kahvaltı siparişini verdikten sonra garsonlara hiç müdehale  etmeden getirilen yiyeceklerin hepsinden bir tadın önce. Zeytin, Peynir, Bal, Kaymak, Kızartma, Tavada Yumurtalı Sucuk/ Kavurmanın tadını kaçırmayın sakın. Sabah kahvaltısında et yemeyi sevmeyen biri olarak size özellikle Yumurtalı Kavurmayı tavsiye ederim. Meyveli yoğurt bana hiç bu kadar lezzetli gelmemişti, hayatı boyunca yoğurdu tuzlu yemeyi seven biri olarak. Ekmek konusunda endişelenmeyin taze ve fırından yeni çıkmış ekmek lezzetlerin lezzetini arttırmak için her zaman sofrada hazır. Sayısı 16 dan fazla yiyecek çeşidinin olduğu 4 kişilik kahvaltı masasında boş yerin olmaması için hizmet eden çalışanların hızlılığı size ayrı bir keyif veriyor. Çalışanların hem hızlı hem de bir o kadar misafirperver davranması ise siz iyi ki geldim dedirtiyor.

 

Mustafa’nın Kahvaltı Salonu’nda yer bulabilmeniz için önceden yer ayırtmanız gerekiyor. Balkon tercihini yaparsanız daha çok zevk alırsınız.

 

Afiyet olsun.

Kişi Başı Kahvaltı: 10 TL

Mustafa’nın Kahvaltı Salonu Tel No:

0 532 522 71 06                          0 412 228 93 45

Mustafa’nın Kahvaltı Salonu Adres: GAZİ CAD. TARİHİ HASANPAŞA HANI KAT:2 DİYARBAKIR

 Uzaklık : Siirt’ten 180 km. Beşiri, Batman, Bismil Yolu

Süre: Ortalama 100 km  hızla 2 saat 30 dakika

 

Kısa Yolu: Diyarbakır’ın içine doğru gitmeden Gazi Köşkü yolundan girerseniz daha kolay bulursunuz. Class Otel’e, Dedeman’a, Büyük Şehir Belediye Binasına, Sur içindeki Kervansaray’a yürüyüş mesafesinde. Araç park sorunu yaşamamanız için aracınızı yürüyüş mesafesinde bir yere park etmeniz gerekli. Ulu Camii’nin hemen karşısı.  

 

Hasan Paşa Konağı

 

Hasan Paşa Hanı, Diyarbakır Ulu Camisi’nin doğu girişinin karşısında, Gazi Caddesi’nin üzerindedir. Hanın iki kitabesinden öğrenildiğine göre, Diyarbakır’ın Osmanlılar tarafından alınmasından sonra üçüncü vali olan, Sokollu Mehmet Paşa’nın oğlu Vezirzade Hasan Paşa tarafından 1572-1575 yılları arasında yaptırılmıştır. 1612 yılında Diyarbakır’a gelen ve şehri gezen Polonyalı Simeon, seyahatnamesinde han için şunları yazmaktadır: “ Şehri indikten sonra Hasan Paşa Han’ına indim. Muazzam kargir bir bina olan hanın 500 beygiri barındırabilen yer altında iki büyük ahırı, çok güzel bir havuzu. Üç kat üzerinde bir çok kargir odaları vardır”. Evliya Çelebi’de bu yapıdan söz etmiş, “Kale misali Hasan Paşa Hanı gayet metin ve müstahkemdir” demiştir.

Hasan Paşa Hanı’nın en çok dikkat çeken yerlerinin başında batı cephesi gelmektedir. Üzerinde kare bir çerçeve içerisine alınmış olan kufi yazılı batı kapısı dışarıya taşkınlık yapmamakta içeriye dönük bir eyvana benzemektedir.Basık kemerli bir kapıdan geçildikten sonra beşik tonozlu bir kısma oradan da avluya çıkılmaktadır. Avlunun ortasında altı sütunlu, bezemesiz bir şadırvan bulunmaktadır.buradaki alt kat odaları sivri kemerlerle avluya açılmaktadır. Buradaki revakların üzeri beşik tonozlarla örtülmüştür. Altı beşik tonozlu dükkanların ikinci katından taşan iki süslü pencereyle dışarıya açılan orta kısım yapıyı tamamlamaktadır. İki renkli taş sıralarının yatay olarak cephelerde kullanılması yapıyı olduğundan da uzun göstermektedir. Han’da dikkat çeken diğer bir yanı da iki katın revaklarında yer alan sütunların birbiri üzerine oturmasına karşılık ikinci katta avluya doğru taşan taş konsolların yer almasıdır. Hasan Paşa Hanı günümüzde çeşitli amaçlarla kullanıldığından özelliğini kısmen olsa yitirmiştir.

 

Bu haber toplam 12223 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!