1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Fevzi Sevgili: “yaşasın barış, yaşasın kardeşlik”
Fevzi Sevgili: “yaşasın barış, yaşasın kardeşlik”

Fevzi Sevgili: “yaşasın barış, yaşasın kardeşlik”

Aileler, aşiretler ya da şahıslar arasında meydana gelen uzun süreli husumetlerde arayı bulma, barıştırma misyonunu yürüten Sevgili ailesi özellikle ilimiz genelinde bu özellikleriyle kabul görmüşlerdir.

A+A-

Barıştırma, husumet sahiplerini bir araya getirme ve akan kanı durdurma gibi hayırlı bir faaliyeti yıllardır sürdürmekte olan ailelerden Sevgili ailesinden Fevzi Sevgili hasbihal ettik.

Fevzi Sevgili, Siirtliler.Net e-Gazetesi’nden Eyüp Güzel’e yaptığı değerlendirmede hükümetin açılım politikalarına da değinerek bu açılıma destek verilmesi gerektiğine dikkat çekti.

İşte o değerlendirmeler…

Uzun bir zamandan beri iki aile arasında devam eden husumet bugün Kayabağlar’da ailelerin bir araya gelmesiyle son buldu. Çok zahmetli, yorucu oldu belki ama o insanların birbirini kucaklamasına vesile olmak her şeyi unutturuyor. Çok mutluyum ve bunu dostlarımla paylaşmak istedim. Artık kavgalar bitsin, kin tohumları atılmasın...n ve en önemliside bölgemizdeki akan kanlar dursun diye RABBİMİZE dua edelim..

Bölgemiz ve ilimizde geçmişten bu yana bazen töreden bazen de başka sebeplerden kaynaklanan olaylar yaşanmaktadır. Bazen küçük hadiseler fevzi sevgilionlarca yıl süren kan davalarına neden olmaktadır ki bu tür olaylarda çok ciddi can kaybı, mal kaybı ve zaman kaybı yaşanmaktadır.  Cehaletin çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.  Yıkmak çok basittir ama yapmak, onarmak kimi zaman daha zor geliyor. 20 katlı bir binayı düşünün iki dakikada dinamitle çökertiyorsunuz. Oysa o binayı yapmak çok daha uzun zahmetler ve zaman istiyor. Anlaşmazlıklar, kavgalar, kin gütmeler her toplumda olan şeyler fakat bunu kan davası boyutuna getirip yıllarca bu zulmü yaşayıp yaşatmak ne yazık ki daha çok bölgemizde görülüyor. İşte bu noktada birilerine “yapıcı olma”, “arayı bulma”, “tarafları bir araya getirme” misyonu düşmektedir. Şüphesiz ki başka birileri de bunun aksine davranıp, ateşe körükle gitme, fitneyi uyandırma veya arttırma görevini layıkıyla yapıyor. Yapıcı yönde katkı sağlamak gözyaşlarının dinmesine, çocukların yetim kalmasına ve birilerinin yıllarca hapis yatmasına engel olmaktır.

Sevgili Ailesi” olarak aralarına husumet girmiş olan aileleri, aşiretleri veya kişileri yıllardır husumetlerini bitirip barıştırma gibi geleneksel bir misyon yürütüyoruz. Geçmişten bu yana bu tür olaylarda yapabileceğimiz şeyler olduğunda hiçbir şeyden kaçınmadık. Büyüklerimizden, dedelerimizden böyle gördük ve bu mirası sürdürmekteyiz. Husumetli olan bir araya getirme konusunda ciddi çabalarımız oldu. Hemen hemen girdiğimiz her barıştırma olayını da genelde sonuçlandırdık.

Büyük dedemiz Şeyh Abdulkahhar hazretleri, Halenze’den (Bağtepe), Zokayt’a (Kaybağlar) geçişinin temelinde yine bu barıştırma çalışmaları yatıyor. Garzan Bölgesi’nde o yıllarda çok ciddi olaylar yaşanıyordu. Sırf dengeleri korumak, mağdurları kollamak için öyle bir karar alınmış ve Halenze’den Zokayt’a yerleşilmişti. Zokayt şu an 8 bin nüfuslu bir yer. Bugüne kadar orada 3 tane ölümlü olay yaşanmamıştır. Herhangi bir olay olması halinde hemen müdahale edilip husumet büyümeden bitirilmektedir. Oysa çok küçük köylerde bile ölüm/öldürme olayları yaşanmıştır.FEVZİ SEVGİLİ - SİİRT

Bölge halkı arabuluculuğumuza kanaat ediyor

Hiç unutamadığım bir anım var. Zannedersem 2000 yılındaydı. Baykan’ın Çelikli köyünde 2 aile arasında bir husumet yaşanıyordu. Muhtarlık seçimlerinden kaynaklanan bir meseleydi. İki tarafı da tanıyor, biliyorduk. İki tarafın da bizim ailemize karşı sevgileri, saygıları bulunuyor. Köye gidip “toplanalım” dediğimizde kimse kimsenin yanına gelmiyordu. Camide buluşma kararı aldık. Sıkıntı nedir diye sorduk ve baktık ki ortada ciddi hiçbir şey yok. “Allah’ın hatırına bu konuyu bitirin, köyün muhtarı olarak beni kabul edin, birbirinizi vurmayın” dedik.  Barış yine sağlanamadı. Aradan 6 ay geçti ve 4-5 kişi öldü ailelerden. Köyün yarısı köyden çıkmak zorunda kaldı. Diğer yarısı da hapse girdi. Nihayetinde hatalarını ve barıştırma çabalarımızın anladılar ve Zokayt’ta aileleri tekrar bir araya getirip barışmayı geç olsa da sağladık. Ne oldu peki? Hapse girenler oldu, millet yurdundan, evinden barkından, ailesinden oldu. Ölenler yaralananlar oldu. Bu bedelleri ödemeye gerek yok. Fitneyi körükleyen insanlar oluyor. Allah belalarını versin. Bazıları bu fitneden nemalanıyor, bazıları da cehaletinden fitneyi körüklüyor.

Devletimiz bu konularda kendi başına her zaman yeterli olamayabiliyor, yetersiz kalabiliyor. Barıştırma çalışmalarını toplumumuzun örfünde, adetlerinde, geleneğinde olan, bu misyonu taşıyabilenler yapabilir. Barıştırma çalışmalarını ilimizde sadece bizim ailemiz yapmıyor. Şeyh’ül Hazin’ler var, Basret şeyhleri dediğimiz Oran’lar var. Bunlar aklıma gelen ilk isimler. Daha çok aileler var böyle. Ama şimdi hepsini tek tek sıralamak konuyu uzatacak.

Küçüklüğümden beri babam ve amcalarımla birlikte sürekli bu tür ortamlarda bulunduğumdan dolayı tecrübe edindim. Bu tür barıştırma çabalarında güven önemli bir esastır. En son geçtiğimiz ay bir barıştırma çabası içerisine girdik. 3 yıldır devam eden bu olay Pencinarilerin bir kolu ile Babosilerin bir kolu arasında yaşanmıştı. Ciddi bir husumet vardı ve son zamanlarda olayların tırmanması üzerine son 2 ayımızı bu konuda mesai harcayarak geçirdik. Husumet iki taraf arasına girince tarafların hata yapma olasılıkları artıyor. O yüzden her iki tarafa da adaletli bir şekilde etki edebilecek, barışmalarını sağlayacak birilerine kesinlikle ihtiyaç oluyor. Bu son olayda da sağolsunlar 2 ailenin fertleri bizi kırmadılar ve Kurban bayramından önceki haftada kendi evimizde bir araya getirdik. Husumet sonlandırılıp barış böylece sağlandı. Kanaat ettim ki o aileler arasında artık bir problem yaşanmayacaktır. Aramıza Kur’an’ı koyduk ve “ihanet eden bu Kur’an’a ihanet etmiştir” diye söz aldık.

Benzer barıştırma girişimlerinde bazen canımız gerçekten çok sıkıldı. Ama sonunda nihayi sonucu, tarafların barışıp kucaklaşmalarını görünce o sıkıntınız bitiyor. Tarafların etmiş oldukları dualar tüm yorgunluğunuzu bir anda bitiriyor.

Kanunlarda bölgesel esneklik gerekiyor

Aileleri 40 dereden su getirip barıştırıyorsunuz. Herkes kendi hakkından feragat ediyor fakat bir bakıyorsunuz kamu davası karşınıza çıkıyor. Aileleri husumetlerinden vazgeçirip “hadi barış sağlansın artık” diyorsunuz. Tamam bu iş bitti dediğinizde bir bakıyorsunuz kamu davasıyla taraflardan birileri hapse giriyor ve husumet yeniden alevlenip ortalık kızışabiliyor. Bölgemizdeki hassasiyetlere yönelik bir yasal düzenleme, bir esneklik gerekiyor. Devletimizin koymuş olduğu kanunların caydırıcı özelliği tabi ki var, bunu anlayabiliyorum fakat bir esneklik olmasının da faydalı olduğunu düşünüyorum. Bölge halkımız iyi fevzi sevgili - siirtniyetlidir, garibandır. Biraz da gururdan kaynaklanan bu tip olaylar gelebiliyor. Sağduyu şart.

Açılım politikası için hep birlikte dua edelim, destek verelim.

Sevgiden, hoşgörüden, barıştan ve kardeşlikten daha güzel bir şey yok. Bölgemizde yıllardan beri akan bir kan var. Hükümetimizin açıklamış olduğu bir “Açılım” politikası var. Hep birlikte dua edip, destek verelim ve bu açılım başarılı olsun. En büyük barışı sağlayalım. Aileleri, sivil toplum kuruluşlarını ve büyüğünden-küçüğüne herkesi bu en büyük barışın tesis edilmesine katkı sağlamaya davet ediyorum. Bu açılım sağlansın ve artık kimse ölmesin. En büyük barış projesi budur. Bizim yaptıklarımız onun yanında devede kulaktır.

Bu haber toplam 6784 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!