1. HABERLER

  2. KÜLTÜR

  3. Federasyon toplantısından izlenimler-1
Federasyon toplantısından izlenimler-1

Federasyon toplantısından izlenimler-1

İstanbul'da Siirt için Federasyon kurma toplantısından izlenimler - 1

A+A-

 

İZLENİMLER-1
 
Siirt için Federasyon fikrinin tartışıldığı geceden aklımda kalan bazı notları paylaşmak istiyorum
 
Sayın Siirt Valisinin ki kendisi bu organizasyonun kurulması yolunda toplantı boyunca Eyüp Güzel’le aynı istek, inanç ve azmi paylaştığını toplantıda bulunan herkese gösterdi. Bu görüntü adeta tüm salonu kuşatan bir “hadi hemen kuralım” heyecanına dönüştü.
 
Yine de acele edilmemesi gerektiği yönünde sağduyulu açıklamalar kurumsallaşmasını tamamlamamış sadece heyecan ürünü organizasyonların akıbetini hatırlattılar. Aynı şekilde hayırlı görülen bu girişimin de “hayırlı işleri hızlandırmak gerektiği” düsturundan hareketle de fazla da soğutulmaması gerektiğine dair karşı açıklamalarla  dengesi de sağlanmış oldu.
 
Federasyon fikrinin gerekliliği, önemi konusunda toplantı gündeminde ortaya çıkan ana fikir genel olarak olumluydu. Ancak yine de Federasyon ile Dernek, vakıf organizasyonunu aynı işlevsellikte gören; ya da Federasyonun kurulması ile Derneklerin ya da Vakıf organizasyonlarının darbe yiyeceğini düşünenler de vardı. Bu durum, Federasyon ile Dernek ve Vakıf organizasyonlarının işlevini, gücünü aynı görmenin ya da karıştırmanın bir sonucudur.
 
Gelişmiş demokrasilerin mihenk taşı durumunda olan güçlü STK’ların önemi herkesçe malum. Bu STK’lar aracılığıyla gerçekte devlete, kamuya karşı zayıf olan bireyler bir araya gelirler kurdukları dernekler ve vakıflar aracılığıyla seslerini duyurup inisiyatif sahibi olurlar. Sesleri ne kadar güçlü duyulursa bu dernek ve vakıf organizasyonları haklarını bu oranda alabilecek güce ulaşırlar. Bu gücün zirveye çıktığı organizasyonlar çatı organizasyonlarıdır çünkü daha genel ve ortak amaç ve çıkarlar için oluşturulan federasyon düşüncesi  böylesi çatı organizasyonlardandır.
 
Dernekler ve vakıf organizasyonları daha lokal, daha az insanın ve daha dar bölgelerin çıkarlarını korumaya, gündeme getirmeye çalışırken federasyonla tüm bu lokal çevrelerin, kişi ve bölgelerin dili dini ideolojisi ne olursa olsun çıkarlarını korumak amaçlanır. Bu çıkarlar da tüm bu farklı kesimlerin ortak amaç ve çıkarlarıdır. Görülüyor ki Siirt için federasyon kurmanın tüm Siirt halkını ilgilendiren ortak amaç ve çıkarları gerektirdiği açıktır. Bu ortak çıkarları ise şu şekilde sıralamak mümkün:
 
Siirt’in Tüm Türkiye’de yılların birikimi ile ortaya çıkmış ciddi bir imaj problemi vardır. Bu imaj probleminden Türkiye’nin hangi bölgesinde yaşarsa yaşasın her Siirt’li olumsuz etkilenmektedir. Bu imajın oluşumunda bölgenin ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel bahtsızlığı etkili olmakla beraber bu imaja katkı yapan yazılı ve görsel basına karşı ortak bir ses ve yürek şeklinde organize bir tepki ya da tavrın gösterilmemesi de etkili olmuştur.
 
Siirt’in kültürel, sosyal, ekonomik  zenginliği olan güçlü potansiyeline karşın marka değeri anlamında verimlilik üretememesinin de bu organizasyon eksikliğinden kaynaklandığı aşikardır.
 
Güçlü, organize bir çaba ve tavırla Siirt, hak ettiği marka değerlerine siyasette, ekonomide, turizmde, kültürel alanda kavuşabilir.
 
Siyasetten iş dünyasına sayısız değerlere sahip ilimizde yatırımların azlığı, işçi istihdamı ve sosyal kültürel etkinliklerin zayıflığı sadece sahipsizlikle açıklanamaz, organize olamamak ve yek vücud hareket edecek mekanizmaları oluşturamamakla izah edilebilir. İşsizlik ki şu anda Siirt’in en büyük ayıbıdır. Dernek ve vakıf organizasyonlarıyla eş dost ahbabın ya da yakınımızda bulunan üç beş kişinin ihtiyaçlarını giderebilir ya da köyümüzün çeşmesini onarabiliriz ama Siirt’in saydığımız bu genel çıkarlarına hizmet edecek güçlü bir birlikteliği ifade eden inisiyatif daha verimli, etkili ve kalıcı hizmetler yapacaktır.
 
Siirt’in belki de yaşayan son marka değeri olan Siirt Spor’unun hangi hallerde olduğu da herkesçe bilinmektedir. Siirt’in kentleşmede yaşadığı çarpıklıklar ve imarındaki usülsüzlükler, yerel yönetimlerin biriktirdiği beceriksizliklerle artan sorunlar yumağına dönen makus talihinin nedeni de bu organize yüreklerin ve seslerin yoksunluğundandır. Bu yoksunluk Siirt halkına yoksulluğu bir kadermiş gibi yıllarca yaşatmaktadır.
 
Eğitimde, siyasette, kültürel  ve sosyal alanlarda sahip olduğu kişilerle, tarihsel ve kültürel değerlerle anılması gereken Siirt, işsizlik, terör, taciz, tefecilik  gibi nitelendirilmelerle anılmayı hak etmiyor, anıldığında bunun propagandasını yapanları pişman ettirecek güçlü bir sivil toplum inisiyatifine sahip olmadığında maalesef bu durum kaçınılmaz olmaktadır. Son taciz olayının Siirt ve Siirtli hakkında nasıl bir karalama kampanyasına dönüştürüldüğü ve buna nasıl sessiz kalındığı malum, tek tük karşı çıkışlar ve çırpınmalar da güçlü bir organizasyon ruhu taşımadığı için sadece feryat olarak kaldılar. Eyüp Güzel’in federasyon fikri biraz da bu feryadın duyulmasını istemesindendir.
 
Siirt’in yine ciddi bir eğitim hizmeti alma sıkıntısı var. Yeni kurulan üniversitesinin diğer üniversitelerle rekabet edebilmesinin ne tür imkanları gerektirdiği bellidir. Bünyesinde bulundurduğu bölümlerin ve öğretim elemanlarının sayısı, nitelik ve nicelik yönünden durumu ortadadır. Tıp, hukuk fakültesi gibi üniversiteyi prestijli bir düzeye çıkartacak fakültelerinin olması bu noktada çok önemlidir ve talep edilmelidir.
 
Üniversitenin talepleri olsun belediye’nin ya da valiliğin Siirt için hükümetten istediği/isteyeceği desteklerin elde edilmesinde olsun federasyonun tüm Siirt için ortak çıkar ve amaç olarak düşünülebilecek bu taleplerin ilgili mercilere güçlü, organize bir şekilde iletilmesinde etkisinin büyük olacağı açıktır. Dernek ve vakıf organizasyonlarının boyunu kat kat aşan bu talepler tüm dernek ve vakıfları çatısı altında toplayabilecek daha kuşatıcı, güçlü bir çatı işidir ve bu çatı da federasyondur.
 
Bu haber toplam 2627 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!