1. HABERLER

  2. SİİRT

  3. Erbain veya deyişimizle : ARP’ENİYE
Erbain veya deyişimizle : ARP’ENİYE

Erbain veya deyişimizle : ARP’ENİYE

Kış mevsiminde yağan karın bir gelinlik gibi süslediği Veleye’mizde Erp’eniye.

A+A-

Yaygın olarak kullanılmasa da geleneksel meteorolojik takvimi bilen ve kullananlarımızın bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kadim şakir özmazidostlarımdan Cumhuriyet İlköğretim Okulu Müdürü Özer Fethi Çelepçıkay’ın babası Cabir Amca olduğunu biliyordum.

 

Yerel meteorolojik bilgisinin zenginliğini benimle paylaşmak üzere bir araya geldik mütevazı terzi dükkânımızda. Eskiye dair yaşanan şiddetli kışlar, Arapça tabirleriyle meteorolojik hesaplamaları duydukça adeta coşuyordum. Yeni yeni bilgiler öğrenmenin mutluluğunu yaşıyordum. Verdiği bilgilerden ötürü kendilerine hayırlı uzun ömürler temenni ediyorum. Bu faydalı bilgileri konularına bağlı kalarak zaman içinde inşallah bende sizlerle paylaşacağım.  Öğrendim ki,  Siirt’te Erbain yılbaşına bir hafta kala başlayıp 40 gün devam ettiğine göre 24 Aralıkta başlayıp 03 Şubat’ta bitiyormuş.

 

siirtte kış mevsimi

 

SİİRTLİLER.NET

 

Yaşımız kemale ermeye yakın, kırk rakamının kutsallığı ile tarihsel bir Kış mevsimi gerçeği olan Erbain, Arapçada kırk demektir. Kışın hatırı sayılır soğuğudur ve kış mevsiminin en şiddetli zaman dilimidir. Geleneksel halk takviminde belirlenmiş ve adı konmuştur Erbainin. Adamın iliklerini donduran soğuk hava erbaine aittir. Kar yağışlarının aralıksız devam ettiği, insanların evlerinde kapanan yollar nedeniyle mahsur kaldığı dönemdir. Kimilerine buz gibi soğuk, kimilerine sımsıcak çocukluk anıları Erbainde saklıdır. Sahi, yaşlıların rahatlıkla anlattıkları kışları biz yaşasaydık ne olurdu acaba? diye düşünüyorum.

 

 

Evvelden Erbain, yaşlılar için çok tehlikeli günlerdi. Ölümler en çok bu dönemde yaşanırmış ve böylece de inanılırmış. Erbain çıkınca, yaşlılar kışı sağ selamet atlattıkları için sevinir, şükrederlermiş. Rahmetli dedem, Erbaini sağ-salim atlatınca, bütün eş-dost ve akrabayı davet ederek mükellef bir ziyafet verirdi. Kendi mevlid okur, komşulara akrabalara ve yoksullara özel yaptırdığı cevizli, susamlı helva, gözleme (Fatayor) ve ekmek dağıtırdı. Bir de halk inanışında Erbainde muhtaçlara tuz ve sabun dağıtılınca selametle atlatılacağına inanılırdı. Bu âdeti sürdürenler bulunmaktadır. Mesela, Anam hala bu âdeti sürdürenlerdendir.

 

Kışın Mahalli Özel Yemeği Ve Tatlı Çeşitlerimiz

 

Kış mevsiminde yenilen yemeklerin başında “Şişe Şirten” (Ayranlı Yarma), hafta sonu ise “Kıtel Fum” (Sarımsaklı Köfte),  mahalli tatlılardan Rayoş meketip, varak keak ve aside ilk akla gelenlerden.

 

“Mangal başı kış gününün lalezarıdır.” Sözü o günlerden kalmadır

 

Siirt, dört mevsimin en güzel şekliyle yaşandığı iklimi olsa da Sibirya soğuklarına yabancı bir şehir değil. Yağan karın cadde, sokak, evleri ağaçları kat kat katmer katmer beyaz örtüleri sardığı, saçaklardan salkım saçak buz hevenklerinin sarktığı eski Siirt kışları artık yok. Ama hatıraları var.

 

SİİRTLİLER.NET

 

Evlerde ısınma aracı olarak kurulan odun sobaları ve hemen yanında köz ateş için bakırdan genişçe mangal ve içinde ateşi eşelemeye yarayan maşası. Mangalda közler toplanıp üzeri külle kapatılırdı. Üzerine baş ağrımasın diye bakır güğüm konurdu. Eşelerken maşayla ateşi veya sobada ateş harlanırken “En naru kifeyetuş şite” (Ateş kışın keyfidir.) derdi rahmetli dedem. Ve anlatırdı: “Zamanın birinde dost meclisinde bu söz zikredilirken nar(Ateş)’ı nar(Meyve) diye algılayan biri: “Velev kene Zivzik”(Hele hele zivzik narı olsa) deyip gaf yaptığını bilgi notu olarak aktarırdı bizlere.

 

Yaygın Duamız Ve Kış Gecelerinin Bereketi

       

Bir de yaygın bir duamız vardır: “Ya Rabbi…! Kışımızı kış, yazımızı da yaz eyle…” ne hoş bir dua. Değil mi? Küresel ısınma ve bozulan ekolojik dengeye karşı mükemmel bir dua… Yaz olmadan kışın, kış olmadan da kışın kadri bilinmez. Kış, kış gibi geçmese toprak yaz için nasıl doyacak suya “Il felç uve hamirıt ıl karf” (Kar toprağın mayasıdır.) derdi atalarımız. Yağan karla mikroplar ölürdü ve yöremizde mahalli lisanla “Tarf” denen gribal enfeksiyon hastalığından da böylelikle kurutulurduk.

 

Kış aylarında gecelerin uzun ve bereketli oluşu tasavvuf yolundakiler için fırsat idi. Ve tarikat büyükleri buyururlardı ki: “Kış, müridin zahiresidir.” diye.

 

Cadde ve sokakların kar tutmasıyla birlikte başlayan mahalleler arası kartopu savaşlarımız gelir aklıma ve sulh ilanı. En nihayetinde de, havuç burunlu, kömür düğmeli, eli süpürgeli kardan adamımızı el birliğiyle meydana getirişimiz, içimizi saran o yorgun heyecan. Eve dönerken bir ton azar ve sobanın başında olmamıza rağmen tir tir titrediğimiz geceler. En çok hoşuma giden de sabah vakti kalktığımda her yeri bembeyaz görmekti.

 

Son olarak, mizahın da en az meteoroloji kadar hayatın bir parçası olmasından ötürü bir nükte ile bitirelim:

 

Kış başlamak üzeredir. Kızılderili topluluğu şefin etrafına toplanmış, kışın sert mi yoksa yumuşak mı geçeceğini öğrenmek isterler. Geleneksel yeteneklerini dedelerinden bu yana çoktan kaybetmiş bulunan şef işi sağlama almak için kışın sert geçeceğini ve mümkün olduğunca fazla odun toplamalarını söyler kabilesine.

 

Akıllı bir adam olan şef birkaç gün sonra yakınlardaki meteoroloji istasyonuna telefon eder: "Bu kış soğuk mu geçecek sizce?" Meteorolog cevap verir: "Evet, oldukça sert geçeceğe benziyor.”

 

Bu cevabı alan şef derhal kabilesine döner ve kışın çok sert geçeceğini, daha çok odun parçası toplamaları gerektiğini söyler.

 

Bir süre sonra Meteoroloji istasyonunu tekrar arar ve sorar:

"Kış hala soğuk mu geçeceğe benziyor?" "Evet” der karşıdaki: "Oldukça soğuk geçeceğe benziyor." Şef kabilesine döner ve sadece odunları değil bulabildikleri her çalı çırpıyı toplamalarını ister.

Birkaç gün sonra Meteoroloji istasyonunu tekrar arar: "Kışın sert geçeceğinden gerçekten emin misiniz?."

Adam: "Kesinlikle. Bugüne dek yaşanan en sert kışlardan birini yaşayacağız gibi görünüyor.”

“Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz ?” diye sorar şef.

 

Meteorolog yanıtlar: "Kızılderililer çılgınlar gibi odun topluyorlar da ondan..."

 

Bu konu ile alakalı eksiğim varsa tamamlanması, yanlışım varsa düzeltilmesi ricasıyla…

 

Muhabbetle Efendim…11.01.2009

M.Şakir ÖZMAZI / Siirtliler.Net

sakir.56@hotmail.com

 

Bu haber toplam 6982 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!