1. HABERLER

  2. ÜLKE

  3. Dersim ve CHP (Dünüyle-Bugünüyle)
Dersim ve CHP (Dünüyle-Bugünüyle)

Dersim ve CHP (Dünüyle-Bugünüyle)

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Anadolu’da alışagelmiş geleneklere göre ayarlı yönetim şekli yıkılmak istenmiş ve bunu yaparken hiçbir şekilde sosyoloji biliminden faydalanılmamıştır.

A+A-
              Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Anadolu’da alışagelmiş geleneklere göre ayarlı yönetim şekli yıkılmak istenmiş ve bunu yaparken hiçbir şekilde sosyoloji biliminden faydalanılmamıştır. Yüzyıllar boyunca “toprak ağalığı, dinsel ağalık” sistemleri ile yönetilen Alevi Zazalar özellikle Feodaliteyi elinde tutmak isteyen yerel Feodaller, Cumhuriyetin modernleşme hareketine karşı durmuşlar ve modernleşme altında yapılan baskılara karşı halkın ayaklanmasına da sebep olmuşlardır. 1930’lu yıllarda, özellikle de 1937-38 yıllarında artan baskılar sonucu çıkan ayaklanmalarda sayısı şu anda dahi tam olarak bilinmeyen ama 100 binleri bulduğu sanılan katliamların yapıldığı Dersim – Tunceli geçmişin yaralarını hala saramamıştır.

                Birçok Zaza aşiretinin birleşerek başlattığı ayaklanmalarda maalesef, karakollar basılmış ve burada bulunan askerler, aşiretlerin oluşturduğu birlikler tarafından öldürülmüştür (şehit edilmiştir).

                1930lu yılların başından beri askeri baskı altında bulunan bölgeye Abdullah ALPDOĞAN isminde bir general, vali olarak çok geniş yetkilerle tayin olunca ve baskılar daha da artınca Zazalar için ayaklanmalar kaçınılmaz bir hale gelmiştir.

                Çok sert bir asker olan General ALPDOĞAN, toplamda 6000 kişiden ibaret olan ayaklanmaları, dağlık arazi yüzünden, emri altındaki 50.000 askerle bastıramayınca hava desteği istemiş ve sayıları şu anda bile kesin olarak bilinmeyen binlerce yöre insanının ölümüne sebep olmuştur. Bu ayaklanmaların sonucunda daha fazla kan akmasını önlemek için aşiret liderleri teslim olmuş ve kısa süren mahkeme zaza kadınsonucunda asılmışlardır. Ayaklanmalar 1948 yılına dek ara ara sürmüş ve günümüzdeki bazı yasal olmayan silahlı sol görüşlü gruplarca devam ettirilmeye çalışılmaktadır.

                Özelde Dersim (Tunç eli) , genelde Alevi Zazaların özgürlükleri konusunda sorulması gereken çelişkilerle dolu birçok soru vardır.

                CHP zihniyeti tarafından bastırılan ayaklanmalar sonucu birçok insanını kaybeden Alevi Zazalar (bunu bugünlerde Onur ÖYMEN’in söylemleriyle daha iyi görüyoruz) çok ilginçtir ki bu partiye uzun yıllar ciddi destek vermiştir. Diğer ilginç bir siyasi bakış açıları ise Zazaları tam bir Kürt olarak kabul etmeyen (Çingene) zihniyete kucak açmalarıdır.

 

SİİRTLİLER.NET

Merak edilen Tunceli içinde ve dışında yaşayan Alevi Zazaların bundan sonra CHP zihniyetine bakışlarının nasıl olacağıdır?

               

                CHP zihniyetinin tarihten gelen baskıcı tavrı, sadece Alevi Zazalarla değil, aynı zamanda Kürt olan CHP’lilerin de son demokratik açılım çalışmalarında CHP yönetiminin takındığı anti Sosyal Demokrat tavra verecekleri cevapla da ilişkilidir.

                Bugünkü Zazalara baktığımızda eşitlik-özgürlük taraftarı olduklarını ve özellikle “halkların kardeşliği” söylemini dillerinden düşürmediklerini de görüyoruz. Bu nedenle sormamız gereken ve cevaplarını mantık dairesi içinde almak istediğimiz sorular mevcut.

1-      Feodalite karşıtı olan Zazalar, neden 1937-38 yıllarında Feodal Ağalarla birlikte devlete isyan etti? (Gücünü feodal yapıdan alan hiçbir sistem demokratik değildir.)

2-      Kendi Halkının kimliğine düşkün olduğu görülen ve Ne Türk Ne de Kürt olan Zazalar, niçin kendilerini Kürt (Minorsky)1 olarak tanıtıyorlar?

3-      CHP ile aynı görüşte olan yöneticiler (İsmet İNÖNÜ) tarafından bastırılan ve binlerce kişinin ölümüne sebep olan Dersim Ayaklanmasından sonra niçin CHP’ye bu kadar çok destek verdiler? Bu görüşte olduklarını hala beyan eden yöneticileri olmasına rağmen…

4-      Türkler tarafından aşağılandıklarını ifade eden Zazalar, kendilerini “Çingene” diye niteleyen Kürt anlayışına nasıl bakıyorlar?

5-      Zaza hakları sadece Alevi Zazalar için mi geçerlidir? Özellikle Bingöl, Elazığ ve Urfa yöresindeki Sünni Zazalar için de hak arayışında bulunacaklar mı dır?       

                                                                    

Sorulardan nasibini Devlet ve Hükümet de almalı. Sorular tek tarafa sorulduğunda Feodaliteden ve takipçilerinden farkımız kalmaz.

1-         Dersim Ayaklanmasını bastırmak için bu kadar basit ve can yakıcı bir tavır neden gerekliydi? Aynı tavrı başka hangi zümrelere gösterdiniz veya göstermediniz?

2-         Ayaklanmaların asıl sebebi olan asker kökenli valinin baskıları neden denetlenmedi? Bu vali neden görevden alınmadı ki askeri açıdan da birçok başarısızlıklar yaşatmasına rağmen?

3-         Sosyolojik bir yaklaşım yerine neden orta çağ zihniyetinde bir tavır seçildi?

4-         Bu olayların Atatürk’ün son yıllarına denk gelmesi bir tesadüf müydü yoksa yıllardır 2. Adam olarak bilinen şahsın planlarının bir parçası mıydı? 

5-         Demokratik Açılımda Zazalara, Alevilere, Kürtlere, Araplara gösterilen anlayış, Zenci Türklere gösterilecek mi?

SİİRTLİLER.NET

Dip Not 1 : Zazalar kendi dillerinde, Türklere "Tırk", Kürtlere ise yöreden yöreye "Kırdas", "Khurr" veya "Khurrmanc" derler ve kendilerini her iki halktan da ayırırlar. Türklüğü veya Kürtlüğü kabul etmezler. Zaza halk türkülerinde de bu ayrım çok net bir şekilde görülmektedir. Kürdoloji'nin babası kabul edilen Minorsky, İslam Ansiklopedisi'nin İngilizce basımında Zazalar'ın kesinlikle Kürt olmadığını belirtir. Ayrıca Batılı dilbilimciler, Zazaca'dan hareketle Zazaların Farslardan ve Kürtlerden tamamen farklı İrani kökenli bir etnik grup olduğunu belirtirler. Diğer taraftan, İranoloji biliminde Zaza dili, Kürtçe ve Farsça'dan farklı özgün İrani bir dil olarak tasnif edilmektedir. Yine dünya üzerinde, 6,000'den fazla dil ve lehçeyi araştıran Ethnologue'a göre Zazaca iki lehçeden oluşan (Dersimce/Kuzey Zazaca ve Güney Zazaca/Dımılki), başlı başına bir dil olarak sınıflandırılmıştır.

Zazaların ve Kürtlerin yüzyıllarca aynı coğrafyada yaşaması iki toplumun kültürel olarak yakınlaşmasına neden olmuştur. Kürtler’in siyasi ve sayısal olarak Zazalar'a göre daha üstün olması ise, Zazalar'ın ve Zazaca'nın varlığı konusunda bir dezavantaj oluşturmuştur. Zazalar kendilerini Türk, Kürt ve Fars kimliklerinin dışında görmelerine rağmen, Zaza halkı geçmişte uzun bir dönem boyunca dışarıdan bir bakışla Kürt sayılmış, dilleri de Kürtçe'nin bir lehçesi zannedilmiş ve Zazalara Kürt muamelesi yapılmıştır.Zazaca hakkında siyasette ve halk arasında, özellikle Batı Anadolu’da yaygın olan "Kürt lehçesi" tanımlaması vardır. Diğer taraftan Kürt siyasetçiler ve genel olarak geçmişten bugüne hemen hemen bütün Kürt örgütlenmeleri de Zazaları Kürt, Zazacaya da Kürtçe'nin bir lehçesi saymışlardır. Bu durum Zazaları Kürt kimliğine itmiş ve günümüzde birçok Zazanın kendisini Kürt olarak tanımlamasına ve Kürtlüğü benimsemesine neden olmuştur.

TUNCELİ MİLLET VEKİLLERİ

Kamer GENÇ

  

BAĞIMSIZ

   

Şerafettin HALİS

  

DTP

 

SİİRTLİLER.NET

Bu haber toplam 2424 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!