1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. CHP İstanbul vekili Çetin Soysal ile söyleşimiz
CHP İstanbul vekili Çetin Soysal ile söyleşimiz

CHP İstanbul vekili Çetin Soysal ile söyleşimiz

CHP İstanbul Milletvekili olan Siirtli hemşehrimiz Çetin Soysal ile yerelden ulusala çok yönlü bir söyleşide bulunduk.

A+A-

CHP’nin bugüne kadar hiç iktidar olamayışından, çarşaf açılımlarının oy hırsızlığı olup olmadığına, Siirt Tekel arazisine kadar birçok konuyu sorduk, Soysal yanıtladı.

SİİRTLİLER.NET

Kimdir Çetin Soysal? 12 Haziran 1963'de İstanbul'da doğdu. Aslen Siirtli. Siirt’te Beyt Dabbag ailesinden. Babasının adı Nasri, annesinin adı Ferice'dir. Babası genç yaşlarındayken Siirt’ten İstanbul’a taşındı. Lise mezunu. Ticaret işiyle uğraştı. Yayıncılık yaptı. İstanbul Büyükşehir ve Beşiktaş Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. Geçmiş yıllarda Mithat Yümlü zamanında İstanbul Siirtliler Derneği (SİDER) Yönetim Kurulu üyeliği görevini yürüttü. Soysal, evli ve 1 çocuk babasıdır.

Çetin Soysal - istanbul chp milletvekili

SİİRTLİLER.NET : Siyasi yaşamınızdan bahseder misiniz? Ne zamandan beri siyasetin içinde buldunuz kendinizi?

15 yaşından beri, yani Lise yıllarımdan itibaren siyasetin içindeyim. Esas olarak 80’li yıllarda aktif siyasete girdim. SHP’nin çeşitli kademelerinde görevlerde bulundum. 1995’de milletvekili adayı oldum. Uzun yıllar İl ve İlçe yöneticilikleri, meclis üyelikleri yaptım.

SİİRTLİLER.NET : Neden CHP, ya da neden Sol partiler?

Çünkü sosyal demokrat düşüncenin Türkiye’de egemen olmasını istiyorum. Bu düşüncenin çözüm olabileceğine inanıyorum. Türkiye, emek yoğunluklu bir ülkedir. Ne yazık ki emeğe dayalı olan ülkemiz henüz refah toplumlar seviyesine gelebilmiş değil. Feodalizmin egemen olduğu bir toplumsal doku var ülkemizde.

SİİRTLİLER.NET : Açarmısınız biraz daha? Ne demek istiyorsunuz?

Yaşadığımız coğrafyadaki sorunlarımız var. Kim çözecek bunları? Siirt’in Baykan’ını, Edirne’nin Keşan’ını, Diyarbakır’ın Lice’sini, İzmir’in Bergama’sını, İstanbul’un Fatih’ini.. Kısacası Türkiye’nin dört bir yanında 72 milyon insan yaşıyor. İnsanın insanca yaşayabileceği bir toplumsal doku oluşturmak gibi bir görevimiz var. Bu görev kimindir? Siyasetçinin. Bu görev kimin? Parlamentonun, Bakanların, Başbakanların. Yerel yönetimlerde görev alan, seçimle gelen herkesin görevidir. İşsizlik mi var, güvenlik sorunu mu var? Kim çözecek bunları tabiî ki siyasetçiler.

SİİRTLİLER.NET : Siyasetçi tek başına yeterlimidir bu sorunların çözümünde?

“SİYASET BAŞKALARI İÇİN YAPILIR”

çetin soysalHayır. Ama siyasetçi çok önemlidir ve belirleyici olandır. Bunun etkileyici yan unsurları olabilir. Ama karar mekanizması siyasettir, seçilenlerdir. Parlamentodaki çoğunluktur. Günlük hayatın içinde herkesin yaşantısını idame ettirmek için yaptığı işler var. Kimi hukukçudur, kimi doktordur, kimi işadamıdır, kimi müteahhittir, kimi bakkaldır. Sonuç itibariyle niçin yaparsın bu işi hayatını idame ettirmek için. İşte belirtmek istediğim nokta budur. Siyaset başkaları için yapılır. Belki de yüzünü hiç görmediğin ve göremeyeceğin insanlar için siyaset yaparsınız. Başkalarının mutluluğa ulaşması, refaha kavuşması için siyaset yaparsınız. Bir kere siyaseti bu şekilde tarif etmek gerekir.

SİİRTLİLER.NET : Ama gerçek siyasete baktığınız zaman durum böyle değil. Genelde mutlu olanlar hep siyasetçiler oluyor. Siyasetçilerin uğruna siyaset yaptıkları ve mutluluğu için dedikleri halk kesimleri ise mutlu olmuyorlar. Çelişki değilmi bu?

Tabiî ki. Başkaları için siyaset yapılır ama bir siyasetçinin bu ülkenin yazgısına egemen olacak kadrolarda yer alma hakkı da var. Ama siyaseti belirttiğim şekilde tarif etmek lazım. Güneydoğu’da  mevsimlik tarım işçileri vardır. 7 lira yevmiye ile çalışan, kayıt dışı çalıştırılan kadınlar var. Siyaset bunlar için yapılır. Tuzla tershanelerinde önlenebilir ölümler, çağdışı ölümler, elektrik çarpması, yüksekten düşerek ölünmesi gibi çağdışı ölümlerle karşı karşıya olan insanlar için yapılır siyaset. Maden ocaklarında 20 liraya yevmiye ile çalışan insanlar için yapılır.

SİİRTLİLER.NET : Bunlar biraz hamasi açıklamalar değilmi? Söylediklerinizde haklısınız, inkar etmek mümkün değil. Ama aynı şekilde başörtüsü taktığı için okuma hakkı elinden alınanlar da aynı ülkenin vatandaşı değilmi ?

Söyleyeceğim. Şimdi devam edeceğim. Siyaset aynı zamanda sosyal güvenliklerini ve geleceğini arayan Tekel işçileri için yapılır. Tekstil sektörü bizim için önemli bir sektör. Ama tekstil bugün Türkiye’de yok ediliyor. Yani anlatmak istediğim siyaset bencil olmaz. Peki Türkiye’de siyaset böylemi?

SİİRTLİLER.NET : Kağıt üzerinde dediğiniz gibi ama reelde öyle değil!

Evet. Niye öyle değil peki? Demokrasi salt etnik köken üzerine yapılmaz. Demokrasi sınıfsaldır, özgür birey olmadan, örgütlü toplum olmadan demokratik, şeffaf ve saydam bir devlet anlayışı olamaz. Feodal ilişkiler içerisinde ve mürit anlayışı içerisinde boyun eğmiş bir yaklaşım içinde etkisizleşmiş, tepkisizleşmiş bir yapının oluştuğu bir yerde milletvekillerinin bile özgür olmadığını düşünüyorum.

Durum böyleyken Türkiye’nin öncelikli sorunu olarak bireyin özgürleşmesi ve toplumun örgütleşmesine doğru bir dokunun oluşması önem taşıyor. Toplum örgütlü değilse, birey özgür değilse, sorgulamıyorsa, yolsuzluklar etkin bir hale gelmiş oluyor ki bu durum beraberinde yoksulluğu da getiriyor.

SİİRTLİLER.NET : Neden peki CHP hiç iktidar olamadı? Kurulduğundan bu yana iktidar siftahını yapamadınız. Bu garip değil mi?

Çok nedeni var. 70’li yıllarda CHP kısa süreli iktidarlarda bulundu. O günlerde aldığımız oy o günün seçim sistemine göre tek başına iktidar olma şansı vermiyordu. O gün aldığımız oyu bugün alsak Anayasayı değiştirecek çapta bir parlamento gücüne sahip olabiliriz. Ancak Türkiye’de sol ve sosyal demokrasi büyük darbeler aldı. Ülkemizde yapılan darbelerin hiçbir şekilde doğruluğuna inanmıyorum.

“HALK YANLIŞ KARAR VEREBİLİR”

Ayrıca belirtmekte yarar var. İktidar olmanız demek sizin doğru olduğunuz anlamına gelmez. Halkın doğru karar verdiği anlamına da gelmez. Halk her zaman doğru karar veremeyebilir. Çoğunluğun oy vermesi demek sizin doğru olduğunuz anlamına gelseydi Hitler çok büyük oy potansiyeli ile iktidar olmuştu.

SİİRTLİLER.NET : Halk yanlış bir irade mi kullandı yani Türkiye’de?

Özgür bireyin olmadığı bir toplumsal doku, feodal ilişkilerin hâkim olduğu bir toplumsal dokuyu değiştirmemiz gerekiyor.

SİİRTLİLER.NET : Bireylerin özgürleşmesi konusunda sizin ne gibi bir çabanız var?

Örneğin biz bireylerin özgürleşmesini önemsiyoruz.

SİİRTLİLER.NET : Ama bu bahsettiğiniz sınıfsal bir özgürlük değil mi? Mesela bir başörtülü insanın hakkını aradığınızı hiç göremedik?

Burada bizim böyle bir ayrımımız yok. İmam Hatip Lisesi’ne giden de bizim insanımız, diskoteğe giden de bizim insanımız. Burada biz üç şeye önem veriyoruz. Diyoruz ki kışlaya, camiye ve yargıya siyaset girmesin.

OY HIRSIZLIĞI YAPMIYOR MUSUNUZ?

SİİRTLİLER.NET : 2007 seçimlerinde Siirt’te 5 bin başörtüsü dağıttınız. 2009 seçimlerinde çarşaf açılımları yaptınız. Kameralar karşısında genel başkanınız Deniz Baykal, çarşaflı hanımlara partinizin rozetlerini taktı. Neden bunlar hep seçim dönemlerine denk geliyor? Oy hırsızlığı değilmidir bu?

Şimdi… çarşaf açılımı diye bir açılım söz konusu değil. Partimize referanslarıyla üyelik talep eden kim olursa her zaman sıcak yaklaştık. Burada bizim bir seçime dayalı anlayış içinde, bir oy hırsızlığı mantığı içinde yaklaşımımız söz konusu değil. Bunu yapanlar var. Hatta seçim kanununa aykırı, seçim esnasında dağıtılacak herhangi bir hediye dahi 1-3 yıl hapis gerektiriyor olmasına rağmen bir sürü paketlerin dağıtıldığını, hatta buzdolapların dağıtıldığını ve hatta Valiler eliyle bunların yapıldığına tanık olduk.

SİİRTLİLER.NET : CHP’liler “Başörtüsü ayrı”, “Türban ayrı” derler. Dini kaynaklarda  “örtü” diye tarif edilmektedir. Başa takılanı da “Başörtüsü” olarak tarif eder. Niçin Başörtüsü, Türban diye kavram kargaşası oluşturuyor sunuz?

Biz siyasi simge olarak kullanılmasına karşıyız.

SİİRTLİLER.NET : Bunu nasıl anlıyorsunuz peki? Örneğin yine sizin tabanınız geçmiş yıllarda sürekli yeşil parke giyerlerdi. Okullara yeşil parkeyle, kurumlara yeşil parkeyle giderdiniz. Siyasi bir simge değimliydi o?

O dönemde kullanılmış olunabilir. Yeşil parke ucuz olduğu için kullanılmış olabilir.

SİİRTLİLER.NET : Başörtüsü daha ucuz ama?

... gülünüyor.

Olaya şöyle bakalım. Bunu hepimiz biliyoruz siyasi simge olduğunu. Örneğin İslami kesim kendi içinde burjuvazisini yarattı. Şanzalize’den alışveriş edenler var, modayı çok yakinen takip edenler var. Öte yandan tekstil atölyesinde kayıt dışı çalıştırılıp o atölyenin yanması sonucu yanarak ölen türbanlı insanlarımız da var. O insan da bizim insanımız değilmi. Niçin o insan kayıt dışı çalıştırılıyor?

“DÜNÜN MÜCAHİTLERİ, BUGÜN HERŞEYE MÜSAİT OLDULAR”

SİİRTLİLER.NET : Türbanlı olduğu için mi? Ne demek istiyorsunuz?

Benim ayırımım kayıt dışı çalıştırılan, eli nasırlı ama türbanlı olan kadınlardır. Benim o kadınlarla fotoğrafım var. Öte yandan geçmişte mücahit iken, sonra müşahit olup arkasından müteahhit olanlar şimdi her işe müsait olmuşlardır.

SİİRTLİLER.NET : Biraz da ulusaldan yerele geçelim isterseniz. İstanbul milletvekili olan bir hemşehrimizsiniz. İstanbul’daki etkinliklerimizde sizi pek görmüyoruz. Davet mi edilmiyorsunuz yoksa yoğunluğunuzdan mı katılmıyorsunuz? Örneğin diğer İstanbul milletvekili hemşehrimiz Ak Parti’li Egemen Bağış’ı özellikle ama özellikle seçim dönemlerinde Siirtli hemşehrileriyle daha sık bir araya geldiğini görüyoruz.

Bütün etkinliklere katılıyorum. Mesela Sider’in yaptığı Emirgan toplantılarına katılıyorum, kadınlar pazarında vakit buldukça bulunuyorum. Ben İstanbul’un milletvekiliyim. Siirtlileri önemsiyorum. Gün gelir Tekel işçileri arasında görürsünüz. Gün gelir Münevver Karabulut cinayetinde, gün gelir maden ocaklarında görürsünüz. Toplumsal sorunların içindeyim. Türkiye’nin sorunu Siirt’in de sorunudur. Her kentin her ilçenin sorunudur.

SİİRTLİLER.NET : Ay sonunda Siirt’e gideceğinizi öğrendik. Çantanızda neler var? Bu ziyaret Siirt’te eskiyen yüzünüzü tazelemek mi olacak yoksa Siirt’e bir katkı sağlayacak mıdır?

Siirt’te yüzüm eskimedi. Yüzüm daha çok yenidir. En son Nevruz’u incelemeye gittim. Orada insanların ekonomik olarak en temel sorunu işsizliği çözecek çalışmalar yapıyoruz.

SİİRTLİLER.NET : Bu çok politik bir açıklama değilmi? Daha elle tutulur bir şey söyleyebilir misiniz?

Türkiye’nin sorunu işsizliktir. İşte biz buna yanıt arıyoruz. Siirt’e gidin herkes kahvelerde oturuyor, esnaf kan ağlıyor. Oradaki bakkalları kapatmakmıdır çözüm.  Yoksa orada ticari hayatı geliştirmek, kültürel hayatı geliştirmek midir. Mesela bir kültür turizmi Siirt için önemli bir şeydir. Siirt’in yöresel bıttımından tutun battaniyesine kadar gelişimini sağlayacak, üretimini arttıracak bilgiyle, teknolojiyle, pazarla besleyecek çalışmalar yapacağız. Örneğin Tekel satıldı. Satılması iyimi oldu ne oldu? 16 bin insan işsiz kaldı.

ÇETİN SOYSAL CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ

SİİRTLİLER.NET : Tekel demişken, Siirt’teki Tekel arazisiyle ilgili bilginiz var mı? Şehrin en güzel yerlerinden birisi betonlaştırılıyor. Bilginiz varsa ne düşünüyorsunuz?

Bu konuda bilgim yok ama Siirt’e gittiğim zaman bunu dinleyecek ve gerekli müdahalelerde de bulunacağım.

SİİRTLİLER.NET : Siirt İl Başkanınız Muhdi Koyuncu, Siirt’in oldukça eskilerinden biri. Partisi kadar hemşerisine desahip çıkmaya çalışan bir yönü var. Bu konuda iyi bir milliyetçi olduğu söylenebilir. İl Başkanlığı görevini aldıktan sonra partilileriniz arasında “Siirt CHP’si aslına dönüyor” şeklinde yorumlar yapıldı. Muhdi bey ile Siirt’te CHP bir toparlanma sürecine girecek midir? Ne dersiniz?

Muhdi bey deneyimli bir siyasetçi. İlçe başkanlığı yapmış, uzun yıllar siyaset içinden gelmiş. Deneyimini başarıya dönüştüreceğine inanıyorum. Çokta çalışkan ve verimli. İnsan ilişkileri çok iyi, sıcak.

SİİRTLİLER.NET : Sorularımız bu kadar. Vakit ayırdığınız için teşekkürler.

 

Bu haber toplam 8693 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!