1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Bırakın, Tophane’me dokunmayın a dostlar!
Bırakın, Tophane’me dokunmayın a dostlar!

Bırakın, Tophane’me dokunmayın a dostlar!

17 yıl turizmcilik yapmış, tabir caizse ecnebilerin kültürünü, dilini, ruhunu bilen İngiliz Filoloğu Bekir Berkay TÜRKAY’ın kaleminden, bazıları tarafından sanat düşmanı ilan edilen Tophanelilerin arifane tarifi.

A+A-

Bırakın, Tophane’me dokunmayın a dostlar!

 

17 yıl turizmcilik yapmış, tabir caizse ecnebilerin kültürünü, dilini, ruhunu bilen İngiliz Filoloğu Bekir Berkay TÜRKAY’ın kaleminden, bazıları tarafından sanat düşmanı ilan edilen Tophanelilerin arifane tarifi.

Genel Yayın Editörümüz Bekir Berkay TÜRKAY’ın Tophane olayı hakkındaki yorumu ve yazısı:

Yorum: Turizmin asıl değerlerini biz hiç anlayamadık bu gidişle de anlayamayacağız. Türkiye’ye gelen turist “Türk Gecesi” adı altında yapılan dansözlü eğlenceyi Kuzey Afrika’da ve özellikle bazı Tek Dişli Medeniyet kıskacına kapılmış Arap ülkelerinde de görebiliyor ve bunu bir kültürden çok eğlence tarı olarak algılıyor. Bu gecelerin Türkiye’ye gelen turistlere kültürümüz adına verdiği hiçbir şey yoktur!...

Türkiye’de sanatın her türlüsü rahatça yapılabiliyor. Sanatın bir çok dalına ilgim vardır hatta bazılarınca marjinal kabul edilen William BLAKE eserlerini ilgiyle takip eden biri olarak bazen kaş yapalım derken göz çıkarttığımızın farkına varmadığımızı düşünüyorum. Tophane’yi ve Tophanelileri tanıma fırsatı bulmuş bir kişi olarak ta Tophane’nin “Anadolu” özelliğini koruması gerektiğine inanıyorum. Beyoğlu bölgesinde, daha önce adı Cezayir olan sokağın Fransız sokağına çevrildiği yer dahil birçok bölüm Avrupa’yı aratmayacak hatta kıskandıracak sosyal ve mimari yapıya sahip. Bırakında, özelde İstanbul’u genelde Türkiye’yi görmeye gelen turiste, Tophane gibi, Anadolu gerçeğini görebilme imkanı veren yerleşim yerlerini olduğu gibi bırakın. İstanbul’a gelen turist Sultan Ahmet, Beyazıt gibi tarihi yerleri görüyor bir de Beyoğlu İstiklal Caddesi tabii, ama hani Türkiye’nin %90’nın hayat tarzını anlatan yerler? İşte Tophane asıl Türkiye’nin aynası olarak orada kalmalı ve derhal “Kültür” ve Turizm Bakanlığı tarafından sosyal hayat tarzı koruma altına alınmalı!

 

 

18 Aralık 2009’da kaleme aldığı Makalesi

İstanbul, Tophane, Siirt arası

Bayram tatilinden dönüyoruz, bugün son günümüz hatta son saatlerimiz. Ailecek geldiğimiz ve Siirtçe ağırlandığımız genelde İstanbul ama özelde Tophane, bize hala bazı değerlerimizin nasıl güzel bir şekilde ayakta kalabildiğini gösterdi. Havaalanına indiğimizden itibaren özde İslam’ın özelde İstanbul-Siirt karışımı bir misafirperverliğin o güzelim yüzüyle karşı karşıya geliverdik.

 

Tophane’deki Tayfun Spor Kulübüne ait, İstanbul’un sosyetik yüzüne nispet edercesine ayakta duran kafe-kahvehane-aile çay bahçesi karışımı tarih içersinde bir mekanda simitlerimizi yedik ve yeni demlenmiş taze çaylarımızdan yudumladık.  Etrafa baktık arada tarihi gördük, sık bir şekilde irili ufaklı camilerle dokunmuş bir mahalle gördük. Tophane, tarihi karakterini sadece çevresindeki görünüşte cansız binalardan almamış. Tophaneliler o cansız dokuya samimiyetleriyle, insanlıklarıyla, metropol bir şehrin içersindeki mahalle sakini canım yaklaşımlarıyla hayat vermişler.

                Tophane, küçük bir Siirt, Bitlis, biraz Karadeniz, biraz da işte bildiğiniz Anadolu olmuş. Samimiyet ve mahalle dayanışması elden geldiğince ayakta tutulmaya çalışılmış.

                İstanbul Halenzeliler Derneği Başkanı Ramazan  ŞANLI Ağabey mihmandarlık yaptı, Bayram tatilimizin 2. gününde. İstanbul’un güzelliklerini bir kez daha yüzümüze çarptırttı. Çamlıca’nın o güzelim manzaralı tepesine vardığımızda Siirtce bir misafirperverlikle karşılandık Halenzeli Salman BEDÜK Ağabey tarafından. Bizim yörük asıllı olduğumuzu bilmeden bize harika bir yörük çayı ikram etti. Siirt’in ne kadar büyük bir hazine olduğuna dair sohbetler ettik. Biraz sitemde bulunduk Siirtlilerin Siirt’e gerektiği kadar sahip çıkmadığından. Hakverdi bize ve yine Siirtce bir saygıyla uğurladı bizi. Salman Bey, aynı zamanda tophanehaber.com’un sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Eyüp GÜZEL’in de Anne tarafından dayısı. Eyüp Bey’in bir büyüğünün karşısındaki saygılı oturuşu dikkatimiz çekmedi değil.

                Gezinin sonunda Tophane’deki huzur veren çay bahçemize geri dönüyoruz (Tayfun Spor Kulübü). Halenzeli Adem SÜZGÜN Ağabey, Allah’ın selamıyla selamlayıp bize kendi elleriyle yaptığı kadayıftan ikram ediyor. Bilgili adam, tarihe özellikle çok meraklı, hoş sohbet . Adem Bey, sadece teorik bilgisiyle değil ama hayat üniversitesinden aldığı Profesörlük ünvanıyla da sohbete renk katıyor.

                Sohbetlerin arasında Uzm.Dr. Abdullah SARI’dan, Uzm. Dr. Mahfuz AYDIN’dan sevgiyle saygıyla bahsediyoruz. Vadullah TAŞ’ı göremedik ama herhalde bugün görürüz.

                Siirt’i tanımak istiyorsanız ve Siirt’e gidecek zamanınız yoksa lütfen Tophane’deki Tayfun Spor Kulübünün çay baheçesine bir uğrayın. Sizi mutlaka bir Siirtli selamlayacaktır. Siirt’i ve o canım Anadolu’yu size yaşatacaklardır.

                Tophane, her nekadar Avrupa yakasında olsa da sanki Anadolu’nun delikanlı, mert, samimi hvasıyla dolu bir toprağı Anadolu’dan alınmış Avrupa yakasına konulmuş gibi. Tophane’nin bu hali bize coğrafyanın fiziki yapısının beşeri yapı karşısındaki yenilgisini bir kez daha gösterdi.

                İstiklal Caddesini gezenlere bir de Tophane’yi tavsiye ediyoruz; İstanbul’un binbir yüzünden biri olan ama hala tabir caizse orjinalliğini koruyan, Türkiyem’in bu güzel semtini …

Selam Ve  Dua İle

Bu haber toplam 2430 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!