1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Avukat Diyaeddin Temiz’den kapsamlı değerlendirme
Avukat Diyaeddin Temiz’den kapsamlı değerlendirme

Avukat Diyaeddin Temiz’den kapsamlı değerlendirme

Siirt avukatlarından Diyaeddin Temiz, boğulmalarla ilgili olarak çarpıcı ve kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

A+A-
Siirtliler.Net okurları için ilimiz Siirt’i derin yasa boğan boğulma vakalarıyla ilgili kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Av.Diyaeddin Temiz, dikkat çekici örneklerle belkide bugüne kadar söylenenlere en geniş pencereden bakılmasına imkan sağladı.
 
İşte o değerlendirmeler
 
VOLKAN DEMİREL'İN DERBİ SONRASI YAPMIŞ OLDUĞU "BELEDİYE SOKAK KÖPEKLERİNİ TEMİZLESİN, YOKSA BU İŞ BANA KALACAK" Açıklaması kadar gündem olmayan altı canın kaybından söz ediyoruz. Bu durum üzerinde oturup düşünmemiz gerekir. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalıdır.
 
HATALI VE YETERSİZ BİLİRKİŞİ RAPORLARI VE BU TEKNİK SORUNU AŞAMAYAN MAHKEMELERİN BERAAT KARARLARI ŞİRKETLERİ TEDBİR ALMAKTAN UZAKLAŞTIRMAKTA VE ÖLÜMLERİN ARTMASINA SEBEP OLMAKTADIR.
 

diyaeddin-temiz.jpg

Savcılık su seviyesinin ani yükselmesinden kaynaklı bütün ölümlü kazalara ilişkin "toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluştuğunu kanaatiyle 
iddianame düzenlemiştir. Soruşturma aşamasındaki tüm bilirkişi raporları işletmeci şirketi ya asli ya da tali kusurlu göstermiştir. Adsay, Kadırhan, Demir ve Özbey dosyalarından da bu durum incelenebilir. Lakin kovuşturma aşamasında bu sefer çelişkili rapor kargaşası başlamaktadır. Mesleki hayatımda soruşturma aşamasındaki raporlar ile kovuşturma aşamasındaki raporların çeliştiğine çok az şahit oldum. Ama baraj dosyalarında maalesef bu, çok sık oluyor. 
 
LİMAK BARAJDAKİ SORUMLULUĞU İLK KEZ ÖZBEY DOSYASINDA KABUL ETMEK ZORUNDA KALDI. 
 
Özbey dosyasını diğer dosyalardan ayıran en önemli husus baronun hassasiyeti ve ailenin soruşturma aşamasında kendisini vekille temsil etme bilincidir.   Delilleri iyi ikame eden, STK'ların ve basının desteğini arkasına alan meslektaşımız soruşturma ve kovuşturma aşamasında mağdurların haklarını en iyi şekilde savundu. Özellikle baraj işletmeciliğinde işleten sorumluluğu noktasında dosya içerisinde hazırlanmış bilimsel ve iyi bir rapor mevcuttur. Bu rapor bize ölümleri azaltma noktasında da ipuçları veriyor. İşletmeci şirket bu rapor sonrası : ani su salınımı yapamayacağını, uyarı levhası koyma yükümlülüğünün olduğunu, ani su yükselişinden baraj dolaylarında bulunanları uyarması gerektiğinden haberdar oldu. 
 
KARNE HEDİYESİ OLARAK BABASINDAN SU KENARINDA PİKNİK İSTEYEN 14 YAŞINDAKİ EKREM ADSAY OLAYINDA TEDBİR ALINMIŞ OLSAYDI, BU TÜR ÜZÜCÜ OLAYLARI YAŞAMAZDIK.
 
Ekrem Adsay 17 Haziran 2011'de karne hediyesi olarak babasından hafta sonu kendilerini pikniğe götürmesini istiyor. Baba da oğlunun bu talebini kırmıyor. 19 Haziran Pazar günü ailesiyle birlikte Botan'a -oğlunu gömeceği, ölene kadar acısını çekeceğini- suya gideceğinden habersiz pikniğe gider. Ayak bileği seviyesinde olan suyun bir anda 2 metreyi bulması sonucu Ekrem suya kapılarak can veriyor. Ve baba Kemal Adsay kaderi ilahi deyip acıyı içine gömer. Ceza dosyasını kendi haline bırakır. Oysa bu olayın üzerine gidilmiş olup tedbirler alınmış olsaydı Kadırhan, Demir ve Özbey olayları yaşanmazdı. 
 
"YASAK BÖLGE" BU TERİMİ KULLANANLARDAN, TERİMİN İÇİNİ DOLDURMALARINI BEKLİYORUM.
 
 Yasak Bölge mazereti kabul edilemez. Bu kavramı kullanandan, bunun içini doldurmalarını bekliyorum. Neymiş efendim piknikçiler yasak bölgede piknik yapıyormuş. Siz adına türkülerin yakıldığı, efsanelerin üretildiği, nesilden nesile dinlenme alanı olarak kabul görülmüş bir alanda gerekli tedbirleri almadan, kendinizi sorumluluktan kurtaramazsınız. Botan nehri üzerinde 16 baraj yapacaksınız ve vatandaşa sizin bu barajla artık bir ilginiz yoktur, yanına yaklaşmayacaksınız diyeceksiniz.
 
Yasak bölge ise getirdiğiniz sınırlamaları sayınız. Yasak sınırlarını ne ile çevrelediğinizi, yasaklı bölgeye girişi nasıl engellediğinizi izah edin. 
 
BARAJ HAVZASINDA İŞLEMECİNİN CEZAİ VE HUKUKİ SORUMLUĞU TANIMLANMALIDIR.
 
Baraj işletmecilerinin cezai ve hukuki sorumluluk sahaları mevzuatla güvence altına alınması gerekir. Altı can kaybı ve onun üzerinde  boğulma şoku yaşanan bir olayda herkesin "suçlu şudur, şunlardan dolayı" diyebileceği bir mevzuatımız yoktur. Bu durum mağdurların aleyhine sonuçlar doğurmaktadır.
 
YETKİLİLER BARAJ ÖLÜMLERİNE SOSYAL DEVLET NAZARİYLE BAKMIYORLAR.
 
Sosyal devlette ferdin huzur ve refahı devlet teminat altına alınır. Hafta sonları ailece hoşça bir vakit geçirmek isteyen Siirtlilerin bu keyfi, kendisini çok kısa sürede amorti eden şirketlere verilmiştir. Şirket bolca parayı ortak mirastan kazanacak ama burada halkın elinden aldığı mekanlara alternatif mekanlar üretmeyecek.. 
 
RESMİ YETKİLİLERİN KENDİ KURUMLARINDA BENZER DURUMLARDA GÖSTERMEDİKLERİ HASSASİYETİ, ŞİRKETİN SUÇLANMAMASI NOKTASINDA GÖSTERMESİ ETKİN BİR SORUŞTURMAYI VE KOVUŞTURMAYI ENGELLEMEKTEDİR. 
 
Kamuoyunda yoğun bir bilgi kirliliğinin olduğu, olayın daha soruşturulması başlanmadan resmi ağızların piknik yapan vatandaşları peşinen suçlaması soruşturmanın ve kovuşturmanın güvenirliliğine zarar vermektedir. 
 
ALTI CAN KAYBININ VE ONLARCA CAN KAYIP KORKUSU YAŞAYANLAR ÜZERİNDEN ŞİRKETİN NE KADAR PARA KAZANDIĞINI MERAK EDDİYORUM.
 
Altı insanımızı kaybettik. Onlarca insanımızda ölümle burun buruna geldi. Kayıpların yası tüm Siirt evlerine dağıldı. O gece her evde hüzün ve matem vardı. Ölenlerin aile olması, çocuk olması acıları katladı. Şirket neden ve ne kadarlık bir kazanç için kademeli değil de bir anda kapakları açtı. 
 
ELİM BARAJ OLAYINDA İKİ ŞEYE "HAYIR" BİR ŞEYE "EVET" DİYORUM :
 
Limak üzerinden Ak Partiye saldırmaya HAYIR. Nihat Özdemir'in Ak parti yakınlığı dolayısıyla eleştirilmemesine veya eleştirilememesine HAYIR. Her aşamasında adil ve tarafsız bir yargılamaya EVET. Çok mu zor, hiç de değil. Hayatlarını kaybedenlerin aziz hatıraları için...
 
YAŞANAN ELİM OLAYDA AK PARTİLİLERİN SERGİLEDİĞİ TUTUM AK PARTİYE KAN KAYBETTİRİYOR.
 
"Ak Parti Siirt'te neden kan kaybediyor." sorusunun cevabı yaşanan elim olayda net bir şekilde görülür. Siyasetçilerimizden bu konuda duyarlı bir açıklama duymadık. Duyamadık. 
 
ŞİRKETİN VE DEVLET YETKİLİLERİNİN BU KAZA SONRASI BENZER ÖLÜMLERİN YAŞANMAMASI İÇİN NELER YAPMAYI PLANLADIKLARINI MERAK EDİYORUM. 
 
 
Bu haber toplam 5882 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUMUNUZ UYGUNSUZDUR!